Sensiz gündüzüm karanlık.
Ne bir ışık var, ne bir aydınlık.
Sanki her yer kapkaranlık.
Yüreğimi yakar bu ayrılık.
Hasretin bir ateş gibi yakar, yanarım.
Karanlık gecelerimde yıldızım olsan.
Güneş gibi içimi ısıtsan.
Her gün saçlarını koklayıp, okşasam.
Aşkımın ateşinde yanmaya razıyım.
Yeter ki sana bir nefes kadar yakın olsam.
Gecemi parlatan yıldızım.
Aşkım, baharım, yazım.
Ben sensiz ne yaparım?
Her gün senin için yanarım.
İçimi aydınlatan ayım.
Bir hazan mevsimi daha geçiyor.
Yine hüzünlüyüm bu gece.
Karanlık gecelerimin sessiz çığlıkları,
Kaldırımların taş bağrına vuruyor.
Boş sokaklarda ağır ağır yürüyorum.
Yollarda amaçsız yürüyorum.
Kaldırımlar boş, sokaklar sessiz.
Yapraklar kurumuş dağılmış yerlere.
Onlar da benim gibi kimsesiz.
Uzak yıldızlara bakıyorum.
Taze baharım olsan.
Açsan bir çiçek gibi.
Koklasam doya doya.
Saçlarının her telini.
Bir gülüşün can verdi.
Kelimeler yetersiz seni anlatmaya.
Sayfalarca anlatılsan da,
Eşin benzerin yok bu dünyada.
Sana aşık olan, dayanamaz ayrılığına.
Yedi tepe üzerine kurmuşlar seni.
Beyoğlu’ndan inerken aşağıya.
Galata Kulesi hemen çıkar karşına.
Büyüler seni bütün ihtişamıyla.
Dili olsa kimbilir ne anlatır sana.
Sanırsın yaşlı kule yorgundur.
Aklıma sen gelince,
Nedense hamsi, çay, fındık gelir önce.
Yüksek yaylalarına çıkmadan,
Mümkün değil, Karadeniz’i anlaman.
Yeşilin her tonu, senin içinde.
Yolda yürürken,
Hep adımlarıma bakarım,
Sana zarar vermekten,
Her zaman sakınırım.
Gece gündüz demeden,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!