Dereden bir avuç su aldım,
Ay düştü suya, sen sandım,
Elimi suya uzattım,
Ay yüzün çıktı karşıma.
Uzandım ipek saçlarına,
O gül endam boyuna,
Çiçekli mor fistan yakışır,
O ipek kumral saçlarına,
Kırmızı güller yakışır.
Haydi naz etme bana!
Dışarda mevsim bahar,
Renk renk çiçekler açar,
Kırlarda kokun var,
Seviyorum seni Gülizar.
Gönlümde gül goncalar,
Gül kokulum.
Kokusuna kurban olduğum.
İçimdeki tek umudum.
Gözümde parlayan nurum.
Yoluna baş koyduğum.
Elimde bir çift papatya, sende gül kokusu.
Ayrı ayrı yürürdük o sessiz sokaklarda.
Biliyorsun karşına çıkmaya cesaretim yoktu.
Öylece beklerdim, sen farkında olmasan da.
Benimki sadece çocukça bir umuttu.
Kimse görmez kendi yaptıklarını,
Gözleri hep arar başkalarının hatalarını,
Sonra kara bir leke atılır,
Ne kadar uğraşırsan uğraş, izi kalır.
Damgayı yersen bir kere,
Sensiz geçen günlerimde,
Yalnız geçen saatlerimde,
Soğuktan içim titrediğinde,
Güneşim olur musun?
Soğuk, karanlık gecelerimde,
Bilmez misin dünyanın binbir halini?
Herkes farklıdır, eğer dökseler içindekilerini.
Sözcükler, kiminin ağzından bal olur akar.
Kiminde ise zehir olur, etrafa ölüm saçar.
Kiminin içi, temiz bir su gibi durudur.
Kiminin içinde bir pınar vardır.
Sanki baldan tatlı bir su akar.
Duygular sel olur.
Herkes huzur bulur.
Kiminin içinde bir bataklık vardır.
Kiminin güzelliği yüzüne vurur.
İçi dışı hep birdir.
Saatlerce seyretsen, bıkmazsın.
Zaman nasıl geçer, hiç anlamazsın.
Kiminin çirkinliği yüzüne vurur.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!