Bütün gücünle çalışırsın,
Bıkmadan, usanmadan günlerce,
Durmadan bal yaparsın,
Şifa dağıtırsın çevrene.
Nakış gibi oyarsın,
Her nefes alanı yaşıyor sanma.
Sen benim yaşadığımı mı sandın?
Gözün aydın.
Ben çoktan öldüm.
Sonunda başardın.
Şimdi çok mutlu olmalısın.
Tutuk, çekingen bir aşıksın sen.
Sevdasını yüreğinin derinliğine gömen,
Duygularını herkesten gizleyen,
Kimsenin farkına varamadığı bir aşıksın sen.
Bu dünyada hiçbir zaman anlaşılamadın zaten.
Yorgun düştü bu gönlüm,
Ne kaldı geriye sevdalardan?
Gelen kırdı, giden yıktı beni,
Usandım artık acılar yaşamaktan.
Kimseler bilmesin dertlerimi,
Kaldırımlarda ağır ağır yürüyorum.
Derin bir sessizlik çökmüş yollara.
Güneş ufukta usulca batıyor.
Renkler sessizce kayboluyor uzaklarda.
Gün ağarırken yavaşça,
Merhameti boldu,
Bir derya gibi,
Saklardı hislerini,
İçten içe severdi,
Sevgisini hiç belli etmezdi.
Aşkımla esen rüzgârımla,
Bahar çiçekleri getirdim sana,
Senin kadar güzel kokmasalar da,
Bir demet yasemin, papatya,
Beni hatırlatsınlar sana.
Kızıl şafak sardı gönül dağını,
Mor sümbüller süsler bahar bağını.
Sıla hasreti yakar canımı,
Gel artık nazlı yârim,
Gel de dumanlı dağlarımda doğsun güneşim.
Zaman ne derse desin, inanmam,
Yapraklar dökülse de kışa kalmam.
Yollarda kar, dışarda fırtına olsa da,
Sen varsan umrumda değil dünya.
Sen gülünce güneş doğar,
Ne halden anlayan var, ne dertten.
Ümidim tükendi, kayboldum kendimden.
Hiçbir şey kalmadı ne hatırandan, ne senden.
Ölsem de fark etmez kederimden.
Artık çok yoruldum, bırakın beni.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!