Torosların kızı ıhlamur çiçeği
Kurumuşsun kokun kalmış
Akdenizin göğsüne taksaydım seni
Öpücük verdin de sevdan yaralanmış
Torosların mahtubar çiçeği
Özünü tozut bize
Sevdalıyız biz sevdalı
Kapıldık büyüsüne pembece rüyanın
Kuşlar sulanır pınarda, gökçe yaylada
Ağlatma beni yanıkça ötüşler
Kuşlar sulanır sulakta, tahta olukta
Sel uçuşlarla selamlar ozanı
Koyalım ak toprakları üzüm suyuna
Anlat günbalını
Çalı çiçeği güzel olur da bal verir arıya
Anlatayım sözbalını
Sabahları bir demet kenger bir sözcük
Kuşanmayı akıl edinin kendinize
El ele yürürüm kuşların mülkiyetini
Çadırından çık da gel ey akşamüzeri
Rüyamda ağladım da, kan uykumda
Acıları koymayın uykuma
Rüyamda ağladım da, bal uykumda
Kara sevdaları çektirmeyin bana
Bir daha temmuzu yarasıyla göndermeli
Yazı selamla omuzlarından
Gidiyor anılara kol kola bir yaz kalabalığı
I
Çocukların unutmaktır büyüsü
Sıyırıp alırlar kırların üzgün kalbinden
Günlerin tozlu belleğini
Açar solar unutmanın dere taşları
Soyunuyor güneş döşeme taşlarında
Dere ile akıyor dolunay
Bir kuşun ilmeklerini söküyorum kanatmadan
Yalan lekeli dudaklarınla öp beni
Ey Külebi, şiirin süt kardeşi
Can bacanağı Karacaoğlan’ın
Aklımı başımdan aldı
Ortanca sürmeli baldızın
Dünürcüm olur Abdülkadir Bulut




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!