Gökyüzü sütlenir, çiy bulutu der annem
Elimde bir kalp ağırlığı oluşur
Çayırların düğümlerini çözüp sererim önüme
Benzer gün sonlarını yürüyüp giderim
Yitiyorum arada göğsünün patikalarında
İri kuşları çoğalıyorum çiy arasında
Ellerimde deniz enginliğinde bir yorgunluk
Ufak bir şiirdeyim kuş gibi ufak
Yaz annemin mevsimidir
İlkyaz kız kardeşimin. Babamın ise
Sonbahar
Ah yorgun babam
Rüzgarlı tepeler gibi konuşan
Sandıkları önemserdik, dam üstlerini
Yaşam alanlarını çatıyorduk her şeye karşın
O kelebek, yolun tozlu kısmı, o kırık aşk
Bir içli şarkıda avlu taşı olmalı
I
Anaların giyimi kuşamıdır güz
II
Sevda koksa güleç rüzgar
Bağbozumunu hatırlarım
Hırkasını giyer bir kış gelir pencereme
Sabahın yoğunluğu dener seni, narın sayfaları
Gül ağacının gölgesine tutun
Çıt çıt eder ay yürüdükçe çalı araları
Ben gündüzü kucaklasam sen uyursun
Bir öğle sonu üç kişiydik yollarda
Sen ben bir de solgun kırlar
Sevdalar evlere yakındır evler insanlara
Ege’nin ela kıyılarında
Korkuyla yaşar zeytin ağaçları
Oysa dokunsa bir kız
Bu taraftan
Dökülür meyveleri karşı kıyıya
Çocuk şarkıları, ah bir de
Kuytularda üşüyen
Dalgınca devşirilmiş, al benekli
Güzel bu kırların yüreği
Gülün en durusu çocuğa işlenen
Durgun sulardan sinmiş
Oy nerede şimdi nerede
Akça üzüm ışıltıları
Sel geldi de götürdü
Deredeki ak çakılları
Oy söner mi söner mi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!