Mürekkep ve kan
Şiirlerle kesin bileklerimi,
Mürekkep aksın kan yerine.
Her dize bir neşter gibi,
İnsin ruhumun en derinine.
Kelimelerim kılıçtan keskin,
Vursun vicdanın paslı kapısına.
Bırakın bu edebi yangını,
Karışsın kalbimin atışına.
Akıcı bir nehir gibi gitsin,
Bu hüzünlü, bu mağrur heceler.
Prangalarından kurtulsun artık,
Şiirle aydınlanan o geceler.
Derin bir uçurumdur edebiyat,
Düşmekten korkma, bırak kendini.
Kesilen her bilekten sızan,
Yazacaktır elbet kendi kendini.
Mürekkep de kanar nihayetinde,
En ince yerinden kırılır hece.
Hiç söylenmemiş bir küfrün ağırlığıyla
Çöker üzerimize bu kör gece.
Kağıt kesiğidir ruhun sızısı,
Ne neşter ister ne demir bir jilet.
Şiirlerle kesin bileklerimi;
Aksın içimdeki o son maraz, o son cinnet.
Dökülsün masaya devrik cümleler,
Suskunluk yırtılsın en orta yerinden.
Bırakın, kanasın bu edebi yara;
Kimse anlamasın, sormasın derinden.
Derin bir uçurumun kıyısındayız,
Her mısra bir adım, her kafiye uçuş.
Söz biter, imge susar, karanlık kalır;
Şiirle gelen ölüm, en zarif kurtuluş.
Ne bir isim kalsın geriye, ne tanıdık bir gölge,
Hiç kimseye ait olmayan bir yalnızlık bu.
Dökülsün son mısra da masanın üzerine,
Tamamlansın ruhun o uzun, o karanlık uykusu.
Şiirlerle kesin bileklerimi demiştim ya,
İşte sızıyor mürekkep zamanın teğellerinden.
Ne bir sitem kalır yarınlara, ne de bir ah;
Sıyrılır ruhum bu fani gövdenin kafesinden.
Neçeydi o suskunluk, kaç mevsim sürdü?
Şimdi hepsi kayboluyor tek bir imgenin içinde.
Yıkılmış bir kentin, hiç yazılmamış tarihi gibi
Kapanıyor perde, kendi kimsesizliğinde.
Bırakın kalsın sayfa yarım, kalem kırık;
Son noktayı koysun varsın bu edebi gece.
Karanlığın bağrında mühürlensin ,
Sonsuzluğun koynunda...
Gece Gözlü
Kayıt Tarihi : 29.08.2026 20:55:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!