Seni nasıl da özledim.
Şu beni duysan, çok mu diye sorardın...
Bende Sonsuzluğun sonu kadar guzum.
Bilmiyorum varmı yokmu bir sonu,
Ölüyü bekleyen taze mezar kadar özledim. Sensiz ölüm kokuyor satırlarım.
Sensiz atan kalbe bile düşmanım.
Her derdi sırtıma vurdum da geldim,
Bir ömür peşinden koştum yoruldum.
Ben sana canımı sadaka verdim,
Hiç beklemediğim yerden vuruldum.
Gönlümü bağladım vefa bağına,
Her geçen gün biraz daha kayboluyorum,
Bu dipsiz yarsizliğin kör kuyusunda.
Her gece bin türlü soruyla doluyorum,
Onun haberi yok, o uykunun en kuytusunda.
Acaba nasıl ki, ilaçlarını içti mi?
Ne güzel gülüyorsun
Öyle içten sıcacık ve masum
Seher yıldızı gibi parlıyor gözlerin
Dumanı üzerinde sevda kokuyor gamzelerin.
Bana bahsedilmis en güzel manzara...
Seni bu halini seviyorum be ...
Ne zaman ayarını bozzsam,
Ne zaman delirtsem seni,
Yüreğini sözlerine döken
Ter temiz cümlelere bakıyorsun
Bir kelime takılıyor gözlerine,
Her hecesi "sen" kokan bir sevda biriktirdim,
Özlemin deryasında şu gönlü erittim.
Gözlerime sığındı en mahrem hatıralar,
Ben senin varlığında kendimi mi yitirdim?
Yalnızlık değil derdim, yokluğun tek sebebim,
Her kapı yüzüme kapandı, bir tokat gibi,
Dost dediğim de sırtımdan vurdu, bıçaklar kaldı.
Ruhum eski bir yara gibi kanadı, dipsiz dibi,
Hani o gençlik hevesi, nerede durdu, usandı.
Yaşadım, sandım ki her şey güzel, bir oyun,
Herkesin söküğün diktik yorulduk,
Kanayan yarayı sardık savrulduk.
İyilik yolunda yandık kavrulduk,
Menzile varmadan bittik giderken.
Dostun kapısında nöbetler tuttuk,
Bir sabah herkes kavuşmalı,
Ya da kavuşamayacak olanlar hiç karşılaşmamalı.
İnsan ait olmadığı insan'ın yurdunda, gönlünde sürgün,
Başını koyduğu yastıkta mapus,
Ait olmadığı insan'ın hayatında rehindir.
Yazmak değil ki mühim olan, doğruyu yazmak,
Kafiyeler bir birine denk, sözler kamış havada
Ne acayip bir ortam, kelimeye zar atmak
Aklı esen şair olmuş, hiç benzemez cümleler şiir...
Sorsan şair nedir, anlamını bilmez




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!