Siyah beyaz bir kadınsın sen, derin bakışlı,
Eski şarkılar hüzünle karışık fısıldar adını.
Bir eda ki, masallardan çıkıp gelmiş gibi,
Yağmuru seversin, her damlası bir sevda.
Ben mi? Ben senin adına bile aşık amatör şair,
Var gerisini sen düşün, bu aşkın sonu inşallah hayır.
Ben benim, biz kim?
Sen sensin, siz kim?
Dün hocandım, ertesi hemşerim,
Kim getirdi sizi bizi?
Ben benim, sen sensin.
Belirsiz bir yaşamın eşiğindeyiz
Var ile yok arasında akıyor günler
Su akarken testisini dolduruyor kurnaz
Garip direnerek hayata ömür tüketmekte...
Hayat dürüste zulüm getirir
Küçücük bedenin, benim narin çiçeğim,
Gözlerinde umut, sevgiyle dolu kalbin .
Belki adımların biraz yavaş olsada minik meleğim,
Ama senin masum ruhun, benim engin gökyüzüm...
O minicik ellerinle sıkıca tutun hayata,
Soğuk yatağımda yalnız yatarım,
Susuz içerim sevdayı, sevgi satarım .
Duvardaki gölgem bile güler halime,
Sarhoş olur da sevdiğim, girmez rüyama...
Çakır keyif tüyünün tek teli değse elime,
Sol kaburgamda bir ev vardı, neşeli, aydınlık,
Ellerimle kurduğum, aşkla ördüğüm bir anıt.
Her taşı sevgiyle mühürlüydü, herköşesi bir umut,
Sandım ki sonsuza dek kalır, bu mahrem konut...
Bir fırtına koptu ansızın, ruhum titredi,
Soluduğun hava sayaca girsin,
Alınan nefesten haraç kesilsin.
Rüzgar esse payın devlete versin,
Esintiden sesten haraç kesilsin.
Uykuda görülen düşün payı var,
Aşk dedim, gönlümü kağıda döktürdüm
Nefreti kini kalem ile sol yanımdan söktürdüm
Gem.vurdum nefse, aşk_ı hakikate geri çektirdim
Akıllı ol, kendine gel, aşk la çarp sol yanım dedim
Kâh koşar kâh durur, yavaş yürür sevda kervanı
Sol yanımda bir çelik; soğuk, paslı ve derin,
Elimi her uzatsam, buzdur o eski yerin.
Gülüşünle ördüğün, zehirli, sahte ağlar;
Yollarıma set çekti, sanki kanlı o dağlar.
Neden sevdirdin böyle, neden bu derin yara?
Şimdi aramızda "dağlar" var...!
Ama duyuyorum seni!
Belki o gecenin "en parlak yıldızı"
Olarak yansırım "gökyüzüne".
Belki de soğuk bir sabahın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!