Bir gülüşe bağlanır bazen koca bir ömür,
Huzur veren bir sesle diner kalpteki kömür.
Doğallığın içinde saklıdır en saf gurur,
Erkek, yanında huzur bulduğu kalbe yürür.
Q
Ne yorgunluk kalır ne sitem, merhamet varsa,
Bir gülüş ki,
siyah beyaz kadraja sığmaz,
Yüzünde asılı kalmış, en saf gün ışığı.
Gözlerinde bir davet var, ne sır saklar, ne kaçar,
Sanki kalbe kurulmuş, bir aşk anıtı sonsuz...
Bu dünya bir rüya, uyuyan uyanır bir gün
Aldığımız nefesin hesabı sorulur bir gün
Sevgi, neşe, keder, duygular kaybolur bir gün
Sonsuzluğa varınca, herkesle yollar ayrılır bir gün.
Güldüğün anlar, ağladığın sırlar
Bir gün, bir daha kesişirse yollarımız,
O eski, tanıdık hüzünlü aydınlıkta.
Çarpışırsa gözlerimiz, o lanetli an;
Sana yalvarırım, ne olur, öyle bakma.
Ne olur, o hileli, o yalan dolan,
Bir gün anlarsın beni,
Sevmeyi, sevilmeyi,
Düşlemeyi, düşünmeyi,
Özlemeyi, beklemeyi,
Arzuyla istemeyi, umut etmeyi,
Herkese güvenmeyi.
Bir günaydın asılı kaldı camlarda,
Zaman dondu yandım, sert hicranlarda.
Sesin duyulmuyor, nefesin keder,
Tek bir kelam gelse, dünyaya değer.
"Müsait değildim", der durur dilin,
Bir gün daha geçti, koyu gölgesi uzun,
Eski bir şarkı gibi sustu sesi telefonun.
Ben bilerek yazmadım, bu ne ince hüzün,
Belki gelir bir 'nasılsın' nefesi, diye bekledim
Gönlümde bir yankı: "Unuttun bugün beni?"
Bir gün daha karardı, gün akşam oldu,
Yanında olmak isteği yine düşüncede kaldı,
Söyle ey cananım,
Şimdi ben bu şehrin
neresine sığayım..
Turuncu bir güneş doğar, rahmet saçar her yaprağa,
Mevlâ’nın zikri nakşolur, can kokan aziz toprağa.
Merhamet parmak ucunda, can verirken bir fidana,
Hızır yetişir imdada, nur olur her bir cana.
Bir kedinin bakışında, gizli bin yıllık bir masal,
Gecenin bağrından bir haber geldi,
Yüreğim sarsıldı, dert beni buldu.
Gönlümün sultanı darda kalınca,
Bütün dünya sanki karanlık oldu.
Annenin haberi yaktı içimi,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!