Eyvallahım yoktur kadir bilmeze,
Sana bu emeğim diyetin olsun.
Gayrı bakmam nankör, o nursuz yüze,
Bu da benim fitrem, zekatım olsun.
Olamayız artık biz canla ciğer,
Ey yar ben sana gülüm dedim
Mis kokulu goncamsın benim
Niyedir bilmem sevdandan sürgün yedim.
Halbuki gülü yarın yakasına yakışır bilirdim yar...
Sen gittin ya yar, viran oldu, gönül bağım.
Ey yarim, sen gökteki o tek yıldızsın
Gözümdeki merhametin derin izisin
Bilirsin, sen benim tek zayıf yanımsın
Kalbimden sökülmeyen saf iyilik hissisin
Merhametim benim, vicdana vurduğum pranga
Ezelde yazılmış, silinmez yazı,
Alnımda taşırım dinmeyen sızı.
Kime nâsip olur baharın nazı?
Kışın ortasında kaldık sorgusuz.
Kalem mi yoruldu, mürekkep mi kan?
Cürüm gerek bana,
Ortak olacak günahıma,
Yalnız bırakmayacak bu zorlu yolda,
Ellerimi tutacak aşk denen karanlık kuyuda...
Ne zaman ki sana değdi gözüm,
Faili meçhul bir aşka imza atardım ben de,
Ama bir suç ortağı bulamadım ki kendime.
Gönlümde fırtınalar, dışım bir durgun deniz,
Sırrımı kimseye veremedim, kimse bilemez ki.
Sokaklar şahit, geceler şahit bu yangına,
:
Kim kalmış şu fani dünyada
Ecel şerbetini içeriz bir gün.
Kısa bir uykuya dalıp rüyada
Ebedî âleme göçeriz bir gün.
Farkında değilsin, inan,
Ama birbirimize uzak olduğumuz an;
İki ayrı gökyüzü altında,
Gözden ırak, ama ruhunla yanımda.
Sessizce seni soluduğumda.
Farzet ki baştan her şey koca bir yalan,
Danışıklı dövüş, perde hep inik kalmış.
Kâğıtlar hileli, hakem de bir talan,
Peki ya o kalbim? O da mı yenik düşmüş?
Hem çok yakınım sana, hem çok uzakta,
Bana gerekli olan insan,
Sustugum yerden anlayan,
Çok lafta bitmiyor yalan,
Fazla kelam ömüre ziyan....
Sözün kıymeti bilene ayan,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!