Gözlerindeki o kadim huzur hangi kışa yenildi?
Saflığım bir kalkan değilmiş, açık yaram mısın?
Eskiden rüzgârla savrulan o tozlu anılar,
Şimdi önümde aşılmaz, devasa duvarlar...
Kavgayı tek kişilik oyun sanıyorsun kalbimde;
Sen hırsına yenildin, bende hüzün sağanak...
Gözlerindeki perdeyi sessizce aralar,
Sahte maskeleri bir bir kenara koyar.
Söz gümüşse sükut altındır der de bekler,
Zaman, gerçek yüzü elbet aşikar eyler.
Zeka sadece bilmek değil, susmaktır bazen,
Gözlerinden öpmek, kokunu içine çekmek,
Yüreğimdeki tüm hasreti, icinr dökmek,
Mutluluktan uçarken, seninle düşmek,
Seninle doğmak, seninle ölmek istiyom.
Hep sana gelmek, sana doğru koşmak
Gözlerinin içindeki o mahcup kederi,
Sesindeki titreyişin yerini bilirim.
Hangi mevsimde üşür ruhun, hangi rüzgârda?
Ben senin sustuklarını ezberden okurum.
Kaç şekerli içersin hayatın ortasında?
Gözlerinin izi var, şu yaralı gönlümde,
Hayalinle yaşarım, her nefes her günümde.
Bir an bile unutsam, söner hayat özümde,
İçimdeki bu ateş, beni kül eder gider.
Bakışın bir mühürdür, çözülmez ki derinden,
Gözlerin dünyaya kapandığı an,
Benim ıssızlığım başlar sevdiğim.
Seni derin uyku sardığı zaman,
İçimde fırtına kışlar sevdiğim.
Sen uyurken ben seni özlüyorum,
Gözlerim kapansa, sesim kesilse,
Bahar dallarımda güller ezilse,
Adım kara taşa dertle kazılsa;
Bir damla yaş döküp süzülür müsün?
Q
Dünya döner ama vaktim durunca,
Gözlerinle başlar benim tek sabahım,
Teninde dinen o derin günahım.
Öyle bir uyanış ki, zaman donmalı,
Yokluğun gölgesi bir daha konmamalı.
Gecenin o hasreti, şimdi avcumda,
Gözlerin ufkumda sönmeyen bir fener gibi,
Ateşin içimde her an kor olur, yana döner.
Aramızda dağlar, geçit vermez yollar olsa da;
Ruhum her saniye sessizce yanına iner.
Q
Zerreler birleşir sende, koca bir mana olur,
Gözlerin ufkumda sönmeyen bir fer,
Adını anarken titrer her bir yer.
Vuslata ermeye yetmiyor sefer,
Yollar aramıza örülmüş duvar.
Gönül hürdür elbet, çekmez yasakları,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!