En büyük eksiğimiz, her gün kaybolan saygı,
Saygısızlık sarıyor yavaş yavaş dört bir yanı.
Büyük küçük kimse kimseye eğmez oldu başını,
Birbirine küsmüş sanki bu zamanın insanı.
80'ler 90'lar kötüydü derken birileri,
Korkutuyor beni sana karşı zayıflığım
Seni seviyorum kadın diyemiyorum.
En güzel sözcükleri dilim yutuyor,
Gözlerinie bakmaya utanıyorum.
Aramıza girenleri nefesimde eritiyorum ...
Kadın;
Kalbimden süzülen her mısra senin,
Dizelerimin arasında saklı gözlerin.
Harf harf hece hece şledim seni,
Varlığınla al yeşile büründü şiirimin rengi.
Elbisenin rengi, kumaşın cinsi ne fark eder?
Beyindir asıl kumaş, düşünce ve fikir,
Ve bir de kalpteki sevgi, barış ve iyilik.
Dış görüntü bir perde, ardında saklı tüm gerçek...
Giyiminle yargılama, yargılama sakın,
Aklımda yazılması zor bir şiir
Dört iyi harf, bir güzel kelime
Kurulamıyor " Esin" le her cümle,
Olduğu yere ya çok ağır,
Ya da çok fazla
Gönlüme gelen, gelmiyor dilime...
Eski bir plak cızırtısı,
Gözlerinde yorgun bir iz.
Geçmişin o ağır yası,
Bizim gibi tertemiz.
Siyah beyaz bir rüya bu,
Eski bir sandığı açar gibi sessizce,
Tozlu raflardan indirdim kalbimi.
Meğer ne çok cümle birikmiş içimde,
Söyleyemediklerim sarmış her yerimi.
Bir aynaya baktım, yüzümde bin mana,
Eskici geldi eskici
Tükenmiş düşler alırım
İçinizde kalmış
Akıllarda kalmış
Sır gibi saklanmış
Ve bozulmamış düşler alırım...
Eskiden sadece sevdiğimi özlerdim.
Ve hep baskalarını düşünürdüm.
Ama artık kendimi çok özlüyorum,
Ve kendimi düşünüyorum..
Garip bir şekilde kendini kaybetme hali bu.
Kaybetmek ve bir daga bulamamak hali!
Eskiden bu dilsiz sessizliği hayalinle bölüşürdüm,
Yokluğunda gölgene sarılır, derdimi ona anlatırdım.
Lakin o son gece her şey tersine döndü;
Sanki günahmışım gibi, hayalin bile ellerini çekti benden.
Senden kalan son sığınaktı o, son vefalı yalanım;
Şimdi o da senin gibi firari, o da senin gibi ihanet içinde...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!