Tanığıydım hayatımın
Beş duyum ve ruhum ile ilk suça teşebbüs ettiğinde
sokak ortasında vuruldu düşlerim
Yardan gayri sevmek mümkün mü? diye sesleniyordu
radyodan ajans sunan spiker
Bitlis'e beş minare dikiyordu şarkılar
ben
kendi öykümde yalnızlıktım
sen
tanrı olarak bende tarifsiz kalabalıklardın
ben
sende zerre idim
tarifi mümkün olmayan şeylerin toplamına AŞK diyoruz,
aşkta tarifsiz kalıyor içimizde
ve aşkı tanımlamaya çalışıyoruz.
dünyanın bütün dillerinde aşk başka başka anlatılsa da
aslında tüm yüreklerde aynı şekilde yanmaktadır
ve dile gelmek istemektedir.
Susuyorum,
Beklercesine güzellikleri.
bu arada unutmamak gerek
aradaki uçurum yüklü sessizlikleri
ve deşerek her şeyi ortaya çıkan binlerce soruları.
en iyisi mi gitmek,
Duyuyor musun?
düşen damlaların seslerini…
Hangi yöne dönse güneş,
ardında hasretlik bırakıyor,
uzayan gölgeler değildir
üşüten insanı,
senin dile getiremediğin sözleri dile getirdiler,
kaç türküye paydaş oldu sözleri,
kaç şiirin omurgasına destek oldu bilinmez.
Hatırlayamayacağın kadar çok insan mücadele etti senin için,
kaç ihanete düştü geceler,
kaç ölüme savruldu yaşamlar.
ey derin sessizliğin kralı ve kraliçesi,
uykudan uyanma zamanı gelmedi mi artık,
sözlerimi kapattığımda gözlerim,
gözlerimi kapattığımda sözlerim kayboluyor içimde.
içe süzülen yaşların bilmem kaçıncı damlasıdır sesimi titreten.
vakit geldi artık,
Uyanamadım,
belki de uyumadığımdandır bu hallerim...
Mesela
gece kırk yıldız içinde Jüpiter'i tanıdım.
Güneşin gelişini gördüm,
ayın gidişini.
Vakitlerden hercai,
ayak direyen düşüncelerin ateşinde yanıyor ahali.
Kah
kaburgasından Havva yaratılan Adem'e dönüyor yüzünü güneş,
kah
bildiği bütün duaları yeryüzüne indiren meleklere,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!