düşler tarlasına
düşer kurşunlar
biz kanatlanırız uzaklara
avcıların silahlarından gelen kurşunlara yakalanmadan
kanat çırpışlarımız sarar gökyüzünü
birde sazlıklarda kalabalık yanlarımızın
Benimle ilgili bir savaşın içindeysem,
Kılıçları düşlerimden çekiyorlar demektir.
Onca arızalı hal ve vaziyet içinde,
İyi olmanın peşindeyim belki,
Ya da çoktan vazgeçmişimdir, kim bilir.
Arayış bazen sessizliktir,
Bilgelik dolu sözler et diyorlar, işinden bahset mesela, şifalandırdığın yüreklerin hikayelerini anlat, biraz dünyadan ve olur şeylerden dile gel diyorlar. İyi güzel diyorsunuz da insan aklını aşka kaptırınca şarap kadehlerinde devrilen ayyaşlara dönüyor ne bilgelik kalıyor, ne hikaye dile gelen şeyler sevgiden aşka yolculuklar oluyor. Ne demiş Ömer Hayyam...
İnsan son nefese hazır gerekmiş:
Nasıl ölürse öyle dirilecekmiş.
Biz her an şarap ve sevgiliyleyiz:
Böylece dirilirsek işimiz iş.
Hasret ne renk kokar?
- Sevdiğinin teninin rengi
Sevgi kaç okyanus büyütür damlada?
- Damlada kendisini yok edecek bir okyanus varsa o da yüreğidir insanın ve içinde dünyadaki tüm okyanusları barındırır...
Ruhumun sürgün sevmeleri vardı,
ben yoktum içinde,
aşk
çok uzaklara düşmüş
bir gözyaşıydı
Hayat kırıklığımız vardı diye ikmale kalıyorduk aşkta.
Kaç sömestr yürek akıntısı yaşadık kimse bilmez,
elde peşkir,
avuçta sımsıkı hasretlikler ile geçiyorduk,
bütün işçi sınıflarını.
Şimdi aynı mavi gökyüzü altında rüyadayız.
Sen benim düşlerimin kahramanı
ben ise senin düşlerinin.
Sevgi ve güzellik yaratmak için görüyorsak
bütün bu düşleri,
kabusa dönen yok oluşlar
hep en amansız anımızda terk ediyoruz kendimizi, bu yüzdendir düzensiz kelimelerle ortaya çıkışı cümlelerin. kalıp mücadele etsek en büyük ödüle ulaşacağız belki, belki de en büyük ödülün kendimiz olduğunu göreceğiz, oysa bize hep bırakıp gitmeyi öğrettiler. şimdi bildiklerimizi terk edememek zor geliyor, öğrenilmiş kaçışlardan dolayı, kalıp mücadeleye destek verip özü bulmak için yola çıkmak zamanı
Bıraktığımız izlerde adımız kazılıdır. Arkamızdan gelenlerin o çamura bulaşmamaları için bıraktığımız iz temiz ve takip edilebilir olmalıdır. Aydınlık zamANların yolcuları açılan bu izlerden yol alacaklardır geleceğe. Varlığını onure et bir adımda sen at o izin üzerine.
Prangalı yalnızlıklardan söküp alıyorum özgürlüğümü
Zenci bir tenin sancısını sürüyorum tenimin üzerine
Irkçı bir aşka açılıyor tarihin tüm sayfaları
Gözlerimde isyanın kıvılcımları ile meydan okuyorum yarınlara
Ve
Değiştiriyorum haritalarını avuçlarımın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!