kırılma noktasından içre olur sevdalar.
Kanar,
düşülen yerdeki acıların toplamı.
hücresel bölünmeler yaşar insan denen canlı
ve
aşk olur
dönüşü olmayan yollardamısın,
sesin hangi tele takıldı da
uçamadı yanıma
kopan neydi bulutlara karışıp gitti
görmedim son giden kelimeyi,
yoksa son giden kelime değil de
Yok olduğunu iddia ettiğiniz birşey ASLINDA yok dediğiniz için VAR olmaz mı? Onu inkar ederek varlığını meşrulaştırmıyor musunuz? Sevginin yokluğundan bahsedebilirsiniz, siz onu hissetmiyorsunuz diye sevgi yok olmaz, şunu anlamalısınız ki gerçeklik sizsiniz kendinize döndüğünüzde inkar ettiğiniz herşey aslında sizinle varlık buluyor.
Varlığıma ve onun tamamlayan herşeye teşekkür ediyorum.
Geldiğin kapıda göreceklerine değil,
geldiğin kapıdan getirdiklerine bak.
Gireceğin kapıya
eski yüklerini getirmişsen
ev sahibinin bir suçu yok.
O da diğerlerine benziyor deme
Bu gece sıradan bir karanlık değil...
Bu gece, geçmişin yüzümüze ışık tuttuğu, geleceğin gölgemizden korktuğu bir an.
Kapıyı Ernesto “Che” Guevara açıyor. Sakallarında isyanın külü, gözlerinde yitik halkların yangını var.
“Buyrun” demiyor. Çünkü bu masa için çağrılmazsın, uyanırsın.
İçeri girince sağdaki pencerede Émile Zola var;
bakıyor ama görmüyor değil,
f(x) = sin(x) + ln(x² + 1)
Yani:
Denklemin ilk kurulduğu anda doğmuştum kendime
Uyanışım, değerleri bulmak içindi
Eşitliğin her iki yanında benim yaşama kattığım anlamlar vardı
Kalakalıyorum sensizliğin ortasında
koskoca şehirdeki kaldırımlar
yutuyor beni.
garip bir iç acıması yaşıyorum,
kanasam,
kendime aksam
Acısını sancıma yükledi gece,
kanayan gece değil
yüreğimmiş
gözlerime
esir düştüğünden beri...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!