Peki sen şiir yazmayı biliyor musun Çocuk? diye sormuştu Tanrı ve dile gelmişti Çocuk...
Zemheride AŞK...
Süryani bir sevda idim
Kırılgan umutlar doğuran annemden can çoğaltan
Babamın hasadını mundar eden isyanlar biriktiriyordum
İki dirhem bir çekirdek canım ile
Zulamda Gülüşün
Haydi gel yüreğime çöreklen sevgili,
kayıp kıtanın gizli mabedinde saklıyorum
sana dair sevmelerimi.
hasretin
Harlandı gönül, ne gam ne keder,
ey gönül
teslimiyetteysen sus yanmaya devam et,
yakacaksan
harlanmaya devam et,
sönmesin tenini saran alaz,
gönül deniz gibi olunca,
alık aşka düştüğünü zannedermiş,
gönül darlaşıp nehire dönünce,
alık düşmanını gördüğünü zannedermiş.
her ne yaşar isen yaşa,
eyy güzel insan,
kaç parmağın var,
gülüşünün hacmi ne kadardır,
gözyaşlarının ağırlığı ölçülebilir mi?
Attığın adımlara kapılıp gelen gölgenin ulaşabildiği en uzak mesafe ne kadardır.
Yetişme imkanı var mıdır senin peşinden gelenin?
biz gün mü olduk zaman içinde.
hani tariflerimizin kalıbına sığmayan öyküleri.
kimlere devrettik bas bariton seslerimizi.
öykümüzde mi yok yazılacak,
verandasına yığılmış minderler arasındamı kalıverdi
kelebeklerin kanatları.
gözlerinin sürgününde kanat çırpıyor kuşlar
ah uzaklık sen giderken ne güzellikler götürürsün benden
şu bakışlarının düştüğü yerde kaç yangın vardırkim bilir
yanarım yanarımda yetişemem gözlerinin gittiği derinliğe
Gözyaşınlarından boğulmayı öğreniyor bu şehir,
her parçasında damla damla yangını büyüterek.
Ve, bir damlanın yangın çıkartabileceğini öğreniyor bu kent.
İstanbul
Seni saklıyor kendi kalbinde.
Aklına beni doldurup düşürüyor varlığının peşine.
Gözyaşında idi tüm duaların sırrı ve bin gözyaşını bir duaya kurban edip hayatın özgürlüğüne katıveriyorum yüreğimi.
Gecenin koynunda saklanan güneşin ışıkları aşkına aydınlatıyor odamı lambalar ve ince bir söz eşlik ediyor yaren oluyor sessizliğime.
Selamı geliyor mevlamın başım gözüm üstüne, el veriyor her bir anıma aşk ile ve terki diyar eyliyor yüreğim bu gece bedenimi.
yüreğinin soluğu gözüne değiyorsa sal gitsin
kınsız bir gözyaşı saplanacaksa yanağına
bırak saplansın
gözyaşının değdiği yanağa
tuz basar terkedilmiş sevdalar
dudaklarının kıvrılmalarına sinmiş hasretin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!