gözlerinin sürgününde kanat çırpıyor kuşlar
ah uzaklık sen giderken ne güzellikler götürürsün benden
şu bakışlarının düştüğü yerde kaç yangın vardırkim bilir
yanarım yanarımda yetişemem gözlerinin gittiği derinliğe
Gözyaşınlarından boğulmayı öğreniyor bu şehir,
her parçasında damla damla yangını büyüterek.
Ve, bir damlanın yangın çıkartabileceğini öğreniyor bu kent.
İstanbul
Seni saklıyor kendi kalbinde.
Aklına beni doldurup düşürüyor varlığının peşine.
Gözyaşında idi tüm duaların sırrı ve bin gözyaşını bir duaya kurban edip hayatın özgürlüğüne katıveriyorum yüreğimi.
Gecenin koynunda saklanan güneşin ışıkları aşkına aydınlatıyor odamı lambalar ve ince bir söz eşlik ediyor yaren oluyor sessizliğime.
Selamı geliyor mevlamın başım gözüm üstüne, el veriyor her bir anıma aşk ile ve terki diyar eyliyor yüreğim bu gece bedenimi.
yüreğinin soluğu gözüne değiyorsa sal gitsin
kınsız bir gözyaşı saplanacaksa yanağına
bırak saplansın
gözyaşının değdiği yanağa
tuz basar terkedilmiş sevdalar
dudaklarının kıvrılmalarına sinmiş hasretin
Sevdiğini mutlu etmek için
gülü dalından kopartıyorsan,
bülbüle ihanet ediyorsundur.
Sevdiğini mutlu etmek için
güle kıyamayıp
hani an olur gitmek için yanar tutuşur aklınız
bir parçanız vardır geri çeker sizi
bütün aklınız ve bedeniniz gitmek isterken
sizi geri çeken o küçücük şey
gitmenizi engeller ve kalırsınız
bütün o bedeni aklı ve herşeyi
Düşlerime çarpan göktaşı sonrası
kapanan gözlerimi
açmak zamanın geldi
dediğinde hayat
en çok
kirpiklerine kara diken yerine sevinç gözyaşları eklemek isterim
seni bu kente vermektense
bu kentin sokaklarını ve gecekondularını
senden alırım
sarmalamasınlar, ürkütmesinler seni diye
bakışlarım gözlerinde hasat mevsimini yaşadı
Gölgesiz bir şehir gibiydin, ürkek ve yalnız. Yüksek binalarında ruhunu yitirmiş insanlar barındırıyordun. Tüm sesler sessizliğinde yitip giderken, alabildiğine ben diyordun seni görmeyen bu şehrin ortasında. Her adımın senden alıp götürsede seni, inadına varım diyordun. Varlığını bilmen yetiyordu, varlığını göremeyen milyonlar arasından. Buydu zaten seni sen yapan. Kimin ne gördüğü değildi, senin ne hissettiğin ve duyumsadığındı kendin için önemli olan. Bu yüzden duyma bu şehri, görme sokaklarını, varsın gölgesiz olsun düşlerin. Hatırla, evren sen varsın diye evren oluyor. Sen varsan hayat var. Sen varsAN, gölgen var... UyAN ve izle bilmek zorunda olmadan izle. Gör, katılmak zorunda kalmadan bakmayı öğren. Hatırla, senden kimliğini alan bu kalabalıklardı. Onlara, BENi öğretme zamANın geldi, BİZ olmayı algılayabilmeleri için. uyANdır... ve SUS... ve İZLE... ve KATIL... Sonra arkana bakmadan çık git. Sadece GİT...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!