Yok olmanın ne olduğunu bilir misin? Var olduğunu fark ettin mi hiç? Bir papatyayı koklayıp anlattın mı? Bir çiçeğin gülüşünü görüp gülümsedin mi? Bir ağaca yaslanıp içinden gelen en derin sevgi cümlelerini sarf ettin mi? O kadim dosta omuz vermenin güzelliğini yaşattın mı bedenine.
Ya varlığını dillendir
Ya Yüreğini seslendir
Yapamıyorsan hiç birini
Otur benliğini eylendir.
Sana yaşam diyorum
Ak artık gözlerimden yüreğime
Bak
İçimde eksikliğinden kaynaklı
Depremler oluyor
Faylar oluşuyor her bir hücremde
bazen farkındasındır yaşadıklarının,
bazen de sen fark etmeden yaşanır hayat,
farkında olmadan yaşanan hayatın içinde oyun oynarsın,
kimi zaman başroldesindir,
kimi zaman ışıkçı,
sahne düzenleyen,
parmaklarının arasına kum doldur
içinde karıncalar dolansın,
özgürlüğüne kavuştuğunu düşünüp
dağları aşıversinler,
karın tokluğuna çalışan amelelerini mutlu kıl,
kraliçelerine en güzel yemişleri götürsünler,
Neyi Eksik Yaşıyoruz?
Ne Fazla Geliyor?
Nedir Sorgusuz Yaşadığımız Hayatın Berdeli?
Karşılığında Neleri Veriyoruz ki Hayata Ömrümüzden Ömür Alıp Götürmekte Zaman?
Soruları Terk Ettiğinde Cevapları Kim Bulacak Bu Yaşamın?
Merhaba
Katışıksız zamanda bulduğum
Dostum arkadaşım
Tarih kendi felsefesinde yazarken
Gerçekliği
Bizler farklı boyutlarda
Yaşayan ölüler şehri gibiydi hayat. Yeşili görmeden akşamı eden milyonlarca insan arasında yeşil renkli bir yaprak olmak güvercinin pençelerine muhtaç bırakıyor düşleri. Maviyi görmeden yatağına giren milyonlarca insan arasında gökyüzü olmak, karanlığında yıldızları besleyip insanları göremeyen dolunay olmaya devşiriyor kendini.
Hangi sabaha uyandığını bilmeden akıp gidiyor kimliklerimiz en çokta yollara dökülen bariyerler uyanık tutuyor uçurum gidişlerimizi. İnsan olmak, şehir kalabalığından uyanıp ben olmaktı. Başaracağız...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!