Gerçek yaşamdandır yaşananlar.
Düşlerimde görmedim yaşananları.
Yaşarken anlamasın yaşananı.
Sizce dost mu kaldı post mu kaldı.
Var am dedim bizim eller yüksekte.
Ormanı var gözükür maşatın göbekte.
Kuru toprak su ister çifte kuyu gören ge.
Duman sarmış sarı çiçek höp lekte.
Mazıdır ağacın hası.
Baktığında yaşına başına.
Büyük çüs sesi ile kaşına.
İçi boş dışı marka elbise.
Dürüst ol yaşınla, başınla.
Amacının amacı hikayeden öte.
Dertli oldum yapan ellerde
Dert bitirdi beni lale sümbülü bol memlekette
Dert bir değil bin pare
Sanki çiçek gibi açtıkça açan
Her son baharda ömrünü dolduran dert
Sen bir çiçeksin dertli dert
Derviş Babam
Derviş babam yüce dağ gibi,
Gölgesinde huzur var gibi.
Altı oğul bir de kız büyüttü,
Her birine umut ekti.
Açılmayan demir kapılar.
Anahtar deliğinde nefes alanlar.
Yürekli olup da delikanlılar.
Kırılır kapılar dik durduk ca
Yılanı sevip de doyuran.
Dilden çıkar Güzel sözün
Anlatır hayran,hayran bakışlar
Açılmış o küçük gözler
Bakışlarıyla dinler.
Hayranım sana içindeki cana.
Hiç büymedi içindeki çocuk.
İçinde merhamet duygusu ne sırlar saklı,
İnsanlığa duyarlı meziyetten farklı,
Ayaklar koşarak gider camiye ne haklı
Buğun şeytana inat olsun cuma çok farklı
Yeşil hayat yeşil can
Her tarafımız olmuş düz ve güz
Neyle dik dünyayı toz ile boz
Hani yeşilim hani coşan ırmağım
Hani kenger açmış yamaçları tomurcuklanmış dağlarım
Acı gerçek gün yüzüne çıkar bir gün
Çekilen çile silinmez içimizde
Harap, hurap edildi milletin geni
Değiştirdiler ne acı dayı
Parça, parça paylaştılar memleketin her yanı
Kara toprak dillenir mi dayı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!