Yoruldum dostlar ben kendime yoruldum
Hayat yaşadığım yerlerde yoruldum
Dostlara çevremdeki lordlara
Adam diyip saydığım postlara
Yoruldum ben bu sahte gözlere
Yürürken görmüyorduk dünyayı
Ne hoştu ne neşeli yürüdüğüm yollar
Görmüyordum etrafımdaki hayatı
Yürürken aydınlık yollarda
Durmasını bilmedim kırmızı durakta
Yüzsene evvel bir dik, dik millet
Aralandı kapılar girdi illet
Ömür dediğin nedir ki
Bi bulut misali gelir geçer
Bir sis misali çöker çıkar
Bir Kar misali yağar erir
Bir insan doğar ölür
Adın kaç defa değişmiştir küçük yakuplu
Küçük köyümüzün büyük davası
Çınar altında köy kahvesi hep aynı yerde
Buna kader mi denir yoksa ihanet mi
Altı başkan geçti hayaller harami oldu yakupluda
Yalnız Adamın Hikâyesi
Zor günlerden geçiyordu o adam,
Omzunda dünyanın yükü,
Yüreğinde derin bir sızı vardı.
Kalabalıkların içinde yürürdü
Ben seni sevdim ömrüm kadar,
Bir gülüşünü dünyaya değer sayarak.
Sen ise bakmadan gözlerime,
Bıraktın beni sessiz gecelerde ağlayarak.
Gönül hasret çeker çile bahane
Kalbim duracak gönül hanende
Bir damla göz yaşı bahane
Gönül dünyam yapma bana
Ellerim açılmaz
Kalem gibiydi direk
Rabbine şükür gerek
Kırık değilse de kürek
Rabbime şükür gerek
Dilimizi döndüren
Kalem gibiydi direk
Rabbine şükür gerek
Kırık değilse de kürek
Rabbime şükür gerek
Dilimizi döndüren




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!