Ah insan et ile kemikte
Hayat ona her yaş da bir badire
Bırakır tek tek içden bir hatıra
Yaş erdimi Kemal’e
O zaman treninin yok durağı
Açılamayan kapıları
Kapandı mı yoksa arka arkaya
Gönül diyarında bol,bol gelenler
Yetmez mi ışığın aydınlık yakası
Eğilir boyu gölgede geçenler.
Hiç giren var mı ışığın gölgesine
⸻
İstanbul’dan Gürün’e Giden Yol
İstanbul’da martı sesinde Sivas’ı duydum,
Konuşuruz bol, bol keseden.
Sanki kese kanuninin hazinesinden
Ha keseden, Ha keserden.
Tükenmez işte çare bizden.
Elden gitti gidiyor dediğimiz.
Murat söyler başa
Girmesen gönüldeki aşka
Hep içindeki taşa
Zor söyle başa
Murat gönül bilmektir.
İstemek arzu etmek elde değil.
Elde olan bizde değil mi.
Bakmasak şeytanın yüzüne.
Kalpte olanı eritir içimizdeki şeytan.
Nedir ne anlamalıyız ardan asadan.
Ülkem, ülkem canım ülkem
Toprağı bereket suyun zemzem
Değerini bilmeyen o cehalettir neden.
Kollarım kırık içim kan ağlar.
Çare olmalıyız bu derede derman.
Adı Murat, içi yanar,
Bu düzene söyler, sayar.
Dertli aşkı gönlünü büker,
Sessiz gecelerde yüreği çöker.
'İKİNCİ BAHAR'
Bahar denilince çiçekler açar
Ağaçlar yeşerir yapraklar saçar
Kış boyu içinde sakladığı güzelliği
Bir saatlik güneşle başlar
İlk defa beraber yürüdük
Ne kadar mutluydun ilk defa
Gözlerinde neşe heyecan ilk defa
Ben canı cananı hissettim ilk defa
Hayatım değişti bir ocakta ilk defa
Para değil,mal mülk hiç değil




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!