Baktığında yaşına başına.
Büyük çüs sesi ile kaşına.
İçi boş dışı marka elbise.
Dürüst ol yaşınla, başınla.
Amacının amacı hikayeden öte.
Dertli oldum yapan ellerde
Dert bitirdi beni lale sümbülü bol memlekette
Dert bir değil bin pare
Sanki çiçek gibi açtıkça açan
Her son baharda ömrünü dolduran dert
Sen bir çiçeksin dertli dert
Açılmayan demir kapılar.
Anahtar deliğinde nefes alanlar.
Yürekli olup da delikanlılar.
Kırılır kapılar dik durduk ca
Yılanı sevip de doyuran.
Dilden çıkar Güzel sözün
Anlatır hayran,hayran bakışlar
Açılmış o küçük gözler
Bakışlarıyla dinler.
Hayranım sana içindeki cana.
Hiç büymedi içindeki çocuk.
İçinde merhamet duygusu ne sırlar saklı,
İnsanlığa duyarlı meziyetten farklı,
Ayaklar koşarak gider camiye ne haklı
Buğun şeytana inat olsun cuma çok farklı
Yeşil hayat yeşil can
Her tarafımız olmuş düz ve güz
Neyle dik dünyayı toz ile boz
Hani yeşilim hani coşan ırmağım
Hani kenger açmış yamaçları tomurcuklanmış dağlarım
Acı gerçek gün yüzüne çıkar bir gün
Çekilen çile silinmez içimizde
Harap, hurap edildi milletin geni
Değiştirdiler ne acı dayı
Parça, parça paylaştılar memleketin her yanı
Kara toprak dillenir mi dayı
Rahmetli derdi babama
Açık bırakın mezarımın bir köşesini bakayım uzakta
Doymadım doyamadım biricik cana
Ne sevgiydi bıraktığı yavruda
On yılın çilesi bitecek sonunda
Karanlık kapılar arkasında
Unutulan yüzler çıkacak bir gün gün yüzne
Karanlık aydınlığa doyacak bir gün
Umuda yolculuk doğduğu topraklara doğru
Aydınlık yakın karanlık dunyada
Kapandı mı yoksa arka arkaya
Gönül diyarında bol,bol gelenler
Yetmez mi ışığın aydınlık yakası
Eğilir boyu gölgede geçenler.
Hiç giren var mı ışığın gölgesine




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!