Gürünce o güzel yüzü.
Dizlerim titrer oldu.
Açınca o güzel gözü.
Kalbim yerinde durdu.
Yanına yaklaşam dedim
Ömrümden silemez hatıraları
Keseceksen bendeki dalları
Uçun kuşlar uçun dallara
Yeşermiş dallardaki yaprağa
Düşecek dallarda hasret çiçeği
O Dangalak
Hayata bir dikili taşın var mı ?
Hep atar bilmese de atar tutar.
Zihni’nin içi boş çuvaldır dangalak.
Cesaret yok zoru gördümü kaçar
Yıkılırda bir gün ördüğünüz duvar
Kat kat dökülür bir gün
Dünyada yaptığınız zülüm
Gökten yağar üstünüze taş bir gün
Topa tüfeğe karşı attığı taş
İnan insan İnan o taş kafanıza düşer bir gün .
Kaynak su yolunu bulur
Bu ülkeyi bu hale getiren
Kendi su ile boğulur
Adalet bir gün elbet yolunu bulur be USTA
Sİvas
Sen dağları delen bir aşk’sın,
Şirin’in göz rengine bürünen,
Tohma çayı Yem yeşil bir ırmaksın…
Çifte minarenin altında tek sen vardın.
Asırlardır ayakta duran dim dik
Asırlık çamlarıyla yeşilmi yeşil kozalaklarıyla
Sivas çiftte minarenin altında hayat var orada
Tarihe götüren o bakışı hiç değişmeyen
Döneyim iğneden ipliğe
Yetmez mi bir deri bir kemik
İnci gözlerinde süzülen göz yaşı.
Yetmez mi çile bu siyah insana.
İnçi gözler bakar
Aşk ve gönül ile çıktık yola.
Yol daraldı birden verdik mola.
Çalıp çırpmak mubahtır ULA.
Onlar için tutkudur siyaset.
Adı hizmettir yaptıkları kara siyaset.
Çirin yüzü ahmak gözü dikilmiş özü
Yine çöktü memlekete sahte yüz
Yalan dolan hep hikaye atandan kalan
Ruhsuz yüzü memleketi içerden yakan
Ah bir görse bir anlasa maske düşse
Gün ola harman uyana insanlık




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!