Çifte minarenin altında tek sen vardın.
Asırlardır ayakta duran dim dik
Asırlık çamlarıyla yeşilmi yeşil kozalaklarıyla
Sivas çiftte minarenin altında hayat var orada
Tarihe götüren o bakışı hiç değişmeyen
Döneyim iğneden ipliğe
Yetmez mi bir deri bir kemik
İnci gözlerinde süzülen göz yaşı.
Yetmez mi çile bu siyah insana.
İnçi gözler bakar
Aşk ve gönül ile çıktık yola.
Yol daraldı birden verdik mola.
Çalıp çırpmak mubahtır ULA.
Onlar için tutkudur siyaset.
Adı hizmettir yaptıkları kara siyaset.
Telgrafın tellerine kuşlar mı konar
Mektuplar yazılır sonuna kadar okuyanlar
Telefonlar tek, tek tuşlarlar
Sms çıktı mertlik bozuldu
Baylar sözüm ona
Anlayan anladı içinde ateş var
Yüzleri kızardı kulaklar portakal
Anlayan Anladı aynaya ne gerek var
Benimki bir ikaz sözüm ona
Kalpten anlattım sevmeyi.
Anlattım yürekten sevdirmeyi.
Açtım gönlümün kapısını.
Anlayamadın taş kafalım.
Çalışmana imkan verdim
Yorulma dostum onlar için kanadını yolmak var
Son tavuk kalmış kümeste onlar için çalmak var
Karşımda bir teras
Duvarları yeşil boyları
Üstünde çam ve gül kokulu
Etrafımda şelale akar ışıl, ışıl parlayan yıldızlara karşı
Bu ne güzellik zamanın durduğu yer
Karşımda bir teras hayat dolu
Ölene kadar yıkılmaz doğru insan
Ha seken olmuş ha doksan sonundan
Yüzler kat,kat oldukça yolun sonundan
Ölümü gerçeği bir anlık düşün
İt elinle yaşanan şah şahı yaşamı
Uslan çıkmak var yolun sonunu düşün
Başkan denince yerlidir bizden.
Yeni adet oldu iner tepeden.
Anlamaz garibim halkın dilinden.
Çıkardılar garibi tombaladan.
Rahmetlik sabancı vah,vah derdi.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!