Beklemiyorum seni bu gece
Bu gece bir sen olsun istemiyorum nedense
Son kez kriminel raporlara düştü adım
Ömrün ruhsatındaki parmak izi benim
Üçüncü telaffuzunda mübaşirin
İşte burada siyah sühuleti gazete puntolarında
Ayrılıkla geçti ömür!
Sen benim gözlerim
Sen benim gözbebeklerim…
Fitilsiz barut gibi ayrı kaldım bir başıma
Nicedir bu türküler
Melis’e;
O şehre gelsem
Çocuklar koşup geldiğimi söyleseler
İnsem kale içene
Görsen
Seni düşünüyorum
Bıkmadan usanmadan
Her gün biraz daha fazla
Gözlerine bakıyorum öyle derinler ki
İçlerinde kayboluyorum
Her daim boşluklarına düşüyorum
Kuşları kovaladım
Pencerelerine konuyorlardı
Camlara tıklatıp
Seni uykundan uyandıracaklardı
Söyle bir uğradım
- Sabahtı
Ağır ağır;
Gürültülü vagonlarla
Gıcırdayan rayların üstünde
Buharlı trenlerle yapardık yolculuklarımızı.
Sunuculuğunu Halit Kıvanç’ın yaptığı
Siyah-beyaz
Eski tarihli bir gazete
Unutmuşsun masamın üzerinde
Halen tavan penceresinden
Güneşi konuk eden ufacık bir oda
Tavan arasında, çatı katında
Birkaç parça kilim
İyi bak koca şehir
Keyifli nargile saatleri bunlar
Bir daha belki böyle bir gün göremezsin
Tertemiz bir duman, elma kokusunda
Bir kalabalık…
Böyle bir insan göremezsin…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!