Konuşurduk,
Gözlerimizde
Bir iç dağınıklığı,
Limon ağaçlarının kokusunda
İçimde bir yangın var,
Durgun, yorgun.
Öyle apansız Gelen ölümün konuğu gibi
Sessizim bu sıralar anne.
Sitem değil kimseye ve hiçbir şeye.
Sesimde telaşlar var benden uzak,
Hayatımdan çalabildiğin her ne varsa çaldın işte! ! !
Ne umudum kaldı hayata direnecek
Ne de ağlayacak gözyaşım
Her acı kendi ateşiyle yakarmış insanı yandım işte! ! !
Sebebini bile bilmiyorum bu acının
Sessizlik korkutuyor beni artık.
Koşup çağlar boyu
Uzandığımız her uyku
Bölüşülmüştür uğultusuz
Başıboş nehirlerde
Us uçlarımıza basıp geçtiğimiz
Her mevsim kadar
Tanrı'nın hüzün durduğu korkularda
Dilsizim
Acının buğuzunda sürüklenen.
Bir yanına düşmüş kahrın
Silikleşen ruhumdur çünkü
Tutun bileklerimden
Devasadır bu devranda ki yalnızlık
Göğsünde gün kırıntısı
Sebepsizdir tablada ki isyanın
Seyrinde bulut kıvamı
Dudağında kuralsız cümleler
Aşka,
ağlaşabilmek güzeldi
Başkalaşan zamanlarda.......
Yalnızlığı rehnedip teninde Yağmurla bir
yağabilmek güzeldi
Geçmişe yaslanıp yazmak gidişine.
Güzleyin bir sabah
Uğultusuz kuşların
Göğsünde büyür sakallarım
Göğe direnirim
Ve yağmura dinmiş adına
Rüzgarın alnında ellerimi bilirim
Gülümse,
Dudağının tutsaklığına,
O yalan yaşanılmışlığınla.
Gülümse,
Belki dağılır hüzün kalabalığı,
Göğü
İçimde kamaşır
Yokluğu büyüdükçe
Adının
İncelir duvarda Yüzün
Esmer koynunu




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!