Ne düşlerim varken benim eskiden
Birer birer katlettiler sıpalar
Farksız gibi kılıç kalkan keskiden
Birer birer katlettiler sıpalar
Enginlerden yayılırken huzmece
Zavallı ömrümün şu haline bak
Yine susuz yine kurak yine çöl
Bir türlü dolmuyor boşalan bardak
Yine hasret yine gurbet yine yol
Geri geleceğim diye
Söz vemiştin hani bana
Yıllar geçti sen gelmedin
Temel mi attın oraya
Yalnızlık canıma yetti
Sahara dağının, kar’ı bembeyaz
Boranda kalmışım, yakıyor ayaz
Gelse neya yarar, o yarsız bir yaz
Ben böyle biçare, kaldıktan sonra
Dağın yamaçları, orman’mı orman
Bitip tükenmeyen şu geceleri
Neyleyim elimde yoksa yar eli
Aha masam, aha rakım, aha ben
Vur şu kadehime vur seher yeli
Bak işte birazdan güneş doğacak
Anlıyorum bu gidişle
Yollarımız ayrılacak
Gönül bağımda bülbüller
Güllerden ayrı kalacak
Sen bir yana ben bir yana
Gezdirme peşinden nafile beni
Yaktırma yıktırma bana alemi
Benim kadar kimse sevemez seni
Ya benimsin,ya benimsin,ya benim
Eyvallahım olmaz bir başkasına
Çökmüşüz hepimiz şu araziye
Kanıp inanmışız boş faraziye
Eskiyle yeniyi bir teraziye
Bindirsen indirsen yine olmuyor
İlk günden bu güne yapıp bozanı
Bir bir kapanıyor, köyümde evler
Sanki bir gün gibi, geçti seneler
Daha göreceğiz, yaşarsak neler
Ne acıdır, köyü gurbet eyledik
Hatıralar kaldı, onca yerlerde
Bana öyle bakma gözlerini yum
O’ki aramızda bozuldu uyum
Şimdi ellerinde işte kördüğüm
Çöz çözebilirsen gözümün içi
Güneş günlerime yüzünü astı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!