Rüzgar ekme yüreğime
Poyraz biçer üzülürsün
Tut bırakma ellerimden
El tutarsa bozulursun
İki kol da iki el var
Gölge düştü umuduma
Hayallerim gitti duma
Sensin beni hasret koyan
Mutlulukta bir yuduma
Nedir söyle bu arbede
Beni her gün fırınında kavuran
Har içimde, çöl aşığım nerdesin
Poyrazıyla tipi gibi savuran
Karanlıkta kar ışığım nerdesin
Ben aşkının yanağından ter gibi
Sana ne desem ki cananım sana
Söz var mı ki artık manadan yana
Sevgilin oluşum yetmedimi ki
Yetim elbisesi giydirdin bana
Dengeye varmışken naktim naktinde
Yanıp duruyorum, hasretin ile
Bülbüller konarmı, kurumuş güle
Gördümki terk ettin, beni sen bile
Bu çulsuzun biri olmuş diyerek
Yalancı dünyanın, tüm yükü bende
Ömrümün yazına hükmetti güzüm
Anla artık anla n’olur be kuzum
El sıfatlı kahrolası bu yüzüm
Gülseydi gülerdi bugüne kadar
Yıllardır boşuna oldum, umanı
Umurumda değildir, beni duyarsa duysun
Sözlerimden alınıp, gocunursa gocunsun
Benim için fark etmez, ikram diye masama
İster zehir, ister bal neyi sunarsa sunsun
Nasılsa ikisi de canıma yetirecek
Vatandaş kemik alıyor
Kasaptan hükümetçiler
Et yerine, yok keyfinden
Hesaptan hükümetçiler
Tüccar bildiğini yapar
Yanakların allandıkça
Gözüm dalar ballandıkça
Yüreğimin içi yanar
Sen karşımda sallandıkça
Şu Artvin’in bayırına
Dilimde dur bitti sözümde yeter
Gidenler şer çıktı gelenler eter
Lambanın isinden daha da beter
Yoruldum, yoruldum
Yoruldum geceye koşan dertlerden




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!