Gitmenin yerimiydi şimdi çekip gitmenin
Şu seven yüreğimi mahzun, mağdur etmenin
Ne gereği var idi elleri güldürtmenin
Dökülen gözyaşıma, şu zavallı başıma
Daha ilk günden gel gör canıma yetti işte
İnci gibi boynunda
Sakla beni koynunda
Eller duyarsa duysun
Ne kötülük var bunda
Sakınsan da anandan
Bana ne namından şanından senin
Git artık gözüme görünme dünya
Kim geçer ki artık yanından senin
Boşuna renklere bürünme dünya
Seni senelerden beri tanırım
Ellerim bağlanmış,boynumda urgan
Açıkta kalmışım,ayazım yorgan
Ayaklarım tutmaz,zeminim kaygan
Ne hallere koydun beni bir bilsen
Pınarım kurumuş,çeşmem su vermez
Bu nasıl mekândır bu nasıl zaman
El alem uçarken ben düşüyorum
Neyime yarar ki desem de aman
İstanbul Yanıyor Ben Üşüyorum
Mevsimler karışmış iklimler şaşkın
Bekliyorum yolunu
Gel artık ne olursun
Nacizane yuvamda
Herşeyim var sen yoksun
Kış geldi kar yağıyor
Yaşamak ne zor imiş dünya denen kayıkta
Havlu attırdı bana üç günlük ayrılıkta
Ne olur tanrım beni ne olur süründürde
O’nu tekrar görmeden beni öldürme, yıkta
Gecelerim ermeden günümün şafağına
Her şeyim olmaktan çıktın
Hiçbir şeyimsin sen artık
Bendeki seni sen yıktın
Hiçbir şeyimsin sen artık
Bana doğru her gelişte
Bir bahçenin içine
Daldı gitti gözlerim
Boynu bükük gül vardı
Gül içinde güllerin
Baka kaldım öylece
Gönüllerin ovasını
Biz ekeriz biz biçeriz
Kadehleri tokuşturup
Rakımızı içeriz
Tarla bizim çayır bizim
Darı bizim ot bizim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!