Ben seninle aynı tasa
Kaşık atmam bundan böyle
Bana sökmez yanlı yasa
Git efene aynen söyle
Geçti artık biat vakti
Nere adım atsam karanlık meşe
Zincire vurulmuş içimde neşe
Anla artık anla kimseye değil
Ben sana hasretim gölgem güneşe
Kâğıtlar az gelir kalemler yazsa
Yaş dökerek yıllar yılı
Ağlamışım yanmışım
Duyduğum tüm sözlerine
Hep boşuna kanmışım
Günden güne bağlanarak
Seni canım sanmışım
Dağıtsam ortalığı isyan edipte sana
Sanmam ki fayda eder sanmam ki anlamana
Dönüpte baktığımda geçen bunca zamana
Senin için kendime yazık etmişim yazık
Masamda boş kadehin pişmanmış diyor sanki
Dokunmadan, incitmeden
Gülü dalında sevmenin
Aynı dereden kuzularla,
Ceylanlarla su içmenin
Fabrikada işçinin,
Tarlada çiftçinin
Bir bahçenin içine
Daldı gitti gözlerim
Boynu bükük gül vardı
Gül içinde güllerin
Baka kaldım öylece
Gönüllerin ovasını
Biz ekeriz biz biçeriz
Kadehleri tokuşturup
Rakımızı içeriz
Tarla bizim çayır bizim
Darı bizim ot bizim
Yaşamak ne zor imiş dünya denen kayıkta
Havlu attırdı bana üç günlük ayrılıkta
Ne olur tanrım beni ne olur süründürde
O’nu tekrar görmeden beni öldürme, yıkta
Gecelerim ermeden günümün şafağına
Her şeyim olmaktan çıktın
Hiçbir şeyimsin sen artık
Bendeki seni sen yıktın
Hiçbir şeyimsin sen artık
Bana doğru her gelişte
Bu nasıl düzendir nasıl intizam
Başından sonuna bozulmuş nizam
Kime sorsam diyor tutmuyor hizam
Şaşırmış olmalı felek şaşırmış
Adım dün ali’ydi şimdi Susali




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!