Ne dediysen yaptım diye
Öl demeye mecburmuydun
Seni sevip taptım diye
Git demeye mecburmuydun
Bir ateş ki azabım var
Aşk, muhabbet derken işin aşırıp
Bir köşede düşünürken şaşırıp
Son damlayla bardağını taşırıp
Mihriban’a ayıp ettin be usta
Sevdalara adanmışken o beden
Sevda deyipte geçme, gönül sevda deyipte
Utanıp yere bakma dik başını eyipte
Sallanacak olsan da sallanacak o ipte
Sen yinede korkmadan gidip o’nu ara ki
Geç kalırsan öldürür bu öyle bir yara ki
Bu nasıl düzendir nasıl intizam
Başından sonuna bozulmuş nizam
Kime sorsam diyor tutmuyor hizam
Şaşırmış olmalı felek şaşırmış
Adım dün ali’ydi şimdi Susali
Bir bir değil onar onar
Dert yüreğe gelir konar
Ben yandıkça buzu donar
O dağların o dağların
O dağların o dağların
Sen aşka susayıpta
Yananı hiç gördün mü
Sen birini sevipte
Peşinden süründün mü
Yüreğin kavruldukça
El deyip de geçme, düşün birazcık
Sevenine insaflıca ol azcık
Unutma ki şu dalda ki kirazcık
O gövdeye o’da eldi bir zaman
Dinler isen anlatayım ben sana
Hasreti yerlere serdim ben dünden
Sevgilim yanımda sen varsın diye
Güneşi çarmıha gerdim bugünden
Sevdiğim yanımda sen varsın diye
Sevgililer günü ve ondört şubat
Yollar beni yollar beni
Dönmez yola yollar beni
Gelen vurur giden vurur
Sözde o yar kollar beni
Dört tarafım dolu çakıl
Sen, vatana vatandaşınım diyen evlat
Sen Cumhuriyet çocuğusun, inanma senden olmayana,
Kim olursa olsun o zat
Hele senden yana görünmeye çalışanlardan koru kendini bizzat
Unutma, tehlike şah damarın kadar yakındır sana
Şayet, sen senden almazsan icazat




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!