Yaş dökerek yıllar yılı
Ağlamışım yanmışım
Duyduğum tüm sözlerine
Hep boşuna kanmışım
Günden güne bağlanarak
Seni canım sanmışım
Dağıtsam ortalığı isyan edipte sana
Sanmam ki fayda eder sanmam ki anlamana
Dönüpte baktığımda geçen bunca zamana
Senin için kendime yazık etmişim yazık
Masamda boş kadehin pişmanmış diyor sanki
Yaşamak ne zor imiş dünya denen kayıkta
Havlu attırdı bana üç günlük ayrılıkta
Ne olur tanrım beni ne olur süründürde
O’nu tekrar görmeden beni öldürme, yıkta
Gecelerim ermeden günümün şafağına
Her şeyim olmaktan çıktın
Hiçbir şeyimsin sen artık
Bendeki seni sen yıktın
Hiçbir şeyimsin sen artık
Bana doğru her gelişte
Bir bahçenin içine
Daldı gitti gözlerim
Boynu bükük gül vardı
Gül içinde güllerin
Baka kaldım öylece
Gönüllerin ovasını
Biz ekeriz biz biçeriz
Kadehleri tokuşturup
Rakımızı içeriz
Tarla bizim çayır bizim
Darı bizim ot bizim
Aşk, muhabbet derken işin aşırıp
Bir köşede düşünürken şaşırıp
Son damlayla bardağını taşırıp
Mihriban’a ayıp ettin be usta
Sevdalara adanmışken o beden
Yüreğime indi acın kor gibi
Dağ sandın başıma yağdın kar gibi
Canımın parçası seni yar gibi
Almaya mecburdum vermeye değil
Kulun kölen oldum aldın canımı
Ne dediysen yaptım diye
Öl demeye mecburmuydun
Seni sevip taptım diye
Git demeye mecburmuydun
Bir ateş ki azabım var
Sen aşka susayıpta
Yananı hiç gördün mü
Sen birini sevipte
Peşinden süründün mü
Yüreğin kavruldukça




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!