Kurt kapanı değilse, nedir peki bu böyle
Tuzak üstüne tuzak, ne kadar sürer öyle
Lanet olsun dağlara güneşe yıldızlara
Hep ben mi eksileceğim hep böyle, sen söyle
Bir yanım kırık dökük
Duymadın mı, yüreğimden damlar kan
Beni böyle yapayalnız bırakan,
Gözlerimden bozbulanık şu akan
Seller senden vefalıymış gelde gör
Nasıl olur senin kitabın kuran
El olmadan sevdam bana
Sarılmadan bir yabana
Bir kez olsun benden yana
Es başımın karayeli
Es başımın karayeli
Nereye göz atsam orada varsın
Hilafsız milavsız dünyam kadarsın
Şimdi ben böyleyken beni kim sarsın
Yalvarırım sana gel artık gel yar
Kayır tarlamızın gülü açmadan
Alların dökülmüş düne nazaran
Yoksa, bozuldu mu onunla aran
Bu gün terk mi etti o gün yalvaran
Gel otur yanıma gel otur anlat
Seni ben anlarım seni ben ancak
Ömrün kuşluğunda güneş batmadan
Gel nerdesin bahar yüzlüm öldün mü
Ecel canımıza demir atmadan
Gel nerdesin bahar yüzlüm öldün mü
Geri çevirmiyor zaman çarkını
Hele bakın dostlar benim delime
Ağzına dolayıp birkaç kelime
Ziyade aklıyla, aklı selime
Vay zillet vay zillet vay zillet diyor
Kökünden bihaber yaprağı yanık
Mevsimlerin hangisine
Göz attıysak hazan çıktı
Biz her kime inandıysak
Aramızı bozan çıktı
Ayırsak da elden eli
İçimde bir his var öyle beter ki
O desem değildir bu desem değil
Sırtımdan boşaltır öyle bir ter ki
Kan desem değildir su desem değil
Bugün değil yalnız, böyleydim dün de
Kopardılar can canımdan
Kan aldılar damarımdan
Suçum nedir bilemeden
Cezalandım her anımdan
Vay yargısız infazcılar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!