Bitmez gecelerin sessizliğin de
Bu sevda çayımın demsizliğin de
Buz gibi odamda sensizliğim de
Neler çektiğimi sen bilir misin?
Eyvallah demeden çekip giderken
Vefasız gönlüne çökünce duman
Feryatlar içinde kalınca yaman
Kötünün eline düştüğün zaman
Ararsın güzelim beni ararsın
Tuttuğun o dallar kırıldığında
gözlerine inandığım
Sözlerine hep kandığım
İçimdeki can sandığım
Dallarımı kırdı gitti
Dinlemeden kelamımı
Bilim teknik, ilerlemiş gidiyor
İlkellik geriye, dönecek gibi
Güzelliği, azar, azar siliyor
Doğan güneş, hemen sönecek gibi
Aya gidiliyor, türlü çabayla
Bir sevdam vardıki, yardanda öte
Cana yonga olan.maldanda öte
Maldan yardan başka, candanda öte
Ne yazık aşkımı, köz’e bıraktı
İsterdimki ben yemeyim, yesin o
İçimde boran var sanki zemheri
Bilmem gelirmisin desem gel geri
Senden ayrıldığım o günden beri
İki kelam bir selama muhtacım
Ne aş istiyorum senden ne de iş
Benim gibi meydanda
Dolaşın ucuz canlar
Gösterin kendinizi
Bu günlerde Pazar var
Belki işe yararız
İç çektikçe harıma nar
Bebek ağlar beşik oynar
Son demimde kanım, kaynar
Olsa neye yarar şimdi
Yüreğimin üzerine
Sevda denen fidanımı söken sen
Acımadan gözyaşımı döken sen
Yüreğime çekilmezi eken sen
Ekmeğimin tuzu olsan ne çıkar
Gül bağıma baykuş gelip konarsa
Donat şu masayı donat be saki
Dünümden çok farklı bugün inanki
Seninle burada buluştuk o ki
Tersleyip yüzüme vurma ne olur
Geç otur karşıma, ayakta kalıp




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!