Niçin susuyorsun nedir bu böyle
Ellere bülbülken bana mı lalsın
Ne olur susmada bir şeyler söyle
Sen bana haramsan kime helalsin
Ateşlere düşüp demeden bu ne
Seninde gelince sıran
Yazılırken son hatıran
Dallarını bir bir kıran
Çıkacaktır unutma ki
Tarih edip gül çağını
Bin kere pişman olup
Bin kere gelsen geri
Gönlümün kapısından
Seni sokmam içeri
Öldü artık eskiden
Bir aşk için yıllar önce
Ayrı düştüm kafileden
Gece gündüz yar diyerek
Yol bekledim nafileden
Meğer sende el imişsin
Vatanın her yerinde kap kaç rüzgarı eser
Yetkililer cezayı garibanlara keser
Çaresizlik içimde şifasız bir yaradır
Ah benim memleketim, bu nasıl manzaradır
Bir celsede kırıp kalem
Gittim işte mutlu musun
Seyrederken cümle alem
Bittim işte mutlu musun
Neye yarar olsan ahi
Gezdim yıllar boyu, gurbet ellerde
Hep seni aradım, meçhül yerlerde
Sordum kapı kapı, sevdam kimlerde
Bitmeyen yolların, yolcusu gibi
Acıyla kıvranıp, sensiz inledim
Dalga dalga gelir tufan
Çalışmıyor bozulmuş fan
Yıkılıyor şu koca han
Daha senin haberin yok
Hayin dolmuş her tarafa
Bu günlerde üzgünüm, bu günlerde nedense
Derdim kalbini yakar, derdim sence bilinse
Bulunmazsa önümde, sıra sıra engeller
Hemen sana gelirim, hemen sana gelinse
Bilsen neler düşünür, bilsen neler bu kalbim
Ayrıldık sonunda, gördünmü işte
Elimizden uçtu, gül de, sevinç te
Hasret başlamadan, can dostum keşke
Ben senin başında, yaşmak olsaydım
Yüreğime, ateş düştü ne biçim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!