Tutulduk bir fırtınaya uçuyoruz savrulup
Alevimiz yükseldikçe yanıyoruz kavrulup
...Bu nasıl bir felaket ki çıkardı yolumuzdan
...Bir insan evladı bile tutmuyor kolumuzdan
Kim demiş ki bir kahvenin kırk yıl hatırı vardır
Yeniden sevmek mi aman ha aman
Bundan böyle seni düzeltmez zaman
Önemli değildir kızıp kızmaman
Çirkinsin, çirkinsin, çirkinsin çirkin
Asla demem sana gel beni dinle
Ne dersin sen söyle bana ne dersin
Çiçek dalsız dal çiçeksiz olur mu
Beni nasıl bırakıp ta gidersin
Arı balsız bal arısız olur mu
Yaşasam da her gün edeple, arla
Senden ayrı kalmak töhmettir bana
Senli benli bütün hatıralarla
Gökten taşlar yağsa rahmettir bana
Akıp gönül çanağıma
Yerleş artık konağıma
Yasla yanağını, yanağıma
Çekinme
…Per perişan ayazda
…Geçmesin boşa bu yazda
Bu dünyada mutlu kalmak
Çekilecek hüzne dalmak
Hele sensiz nefes almak
Nerde gülüm nerde gülüm
Ben gurbette sahipsizce büyürken
Uçup giden çocukluğum nerdesin
Orda burda gizli saklı uyurken
Göçüp giden çocukluğum nerdesin
Başı çeken temiz diye kirlikte
Ben her gece derdime dert eklerken
Gözyaşımla yollarını beklerken
Üzüntüden şu yüreğim teklerken
Daha beter ol denir mi vicdansız
Gönlündeki libasında, tülünde
Sayende gül açtı yaram
Ne figanım var ne yaram
Yüzü mahım gözü karam
Daha neyi isterim ki
Hasret girdi aramıza ışığım söndü
Yokluğunla aklım fikrim deliye döndü
Ne kadar dert çile varsa başıma kondu
Şu yalancı boş dünyayı neyleyim artık




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!