Elbet bir gün,
Kördüğümler çözülecek
Paslı Kilitler kırılacak
Donmuş sular akacak
Karamsar olma çocuk
Kelepçelere, prangalara
Yıllardır aşkına roman oldum da
Nedense bir türlü okunamadım
Sayende hırs ile taşıp, doldum da
Yinede tek sana dokunamadım
Yokluğunla dolup taştı kucağım
Tutmaz oldu elim, kolum, bacağım
Dumanına hasret kaldı ocağım
Hoşça kal ey kara gözlüm hoşça kal
Sen gerçekten kendini ne sanarsın
Karakışın yaza hasret baksana
Baharına hazan düşmüş yanarsın
Karakışın yaza hasret baksana
Sana nasıl geleyim ki yolun yok
Arılara kızıp da
Bala darılma bala
Gölgesinde sızıp da
Dala darılma dala
Mesajları popüler edenlerce
Okunmazsa şiirlerim ne yazar,
Kusura bakmayınız
Beni antoloji yapar mısın diyenler,
Bu pazar beni bozar.
İnsana bu yapılır mı
Öze nifak katılır mı
Can kapıya atılır mı
Sen ne imişsin muhterem
Görmeseydim inanmazdım
Kara bulut dağı taşı kesende
Hangi poyraz toz etmez ki esende
Şimdi bana yapma, vaz geç desende
O dediğin mümkün değil sevdiğim
Gözlerime ilişensiz çatansız
Farazi den bel bağlayıp türlü türlü nedenlere
Acıları elzem sayan canlı cansız bedenlere
Üç beş günlük şu dünyayı bize zehir edenlere
Luzüme yoktur ihanet, lanet olsun lanet olsun
Salsan dağın başlarına
Kuzularda kurt olur
Kazma vursan taşlarına
Çöller bile yurt olur
…Orda öyle burada böyle
…Kusur mu var güneşte




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!