Dalımızın yaprağını dökmeden
Ömrümüzü teğel teğel sökmeden
Ayrılığın önünde diz çökmeden
Gel gidelim buralardan gel gülüm
Durmayalım fırsatımız eldeyken
Gül sanmıştım diken çıktı
Yar saymıştım vurup yıktı
Bu ne zalim ayrılıktı
El olmuşta haberim yok
Düşlerime basıp duran
Bu dünya kimseye kalmaz
Ölsen de kapını çalmaz
Mademki ciddiye almaz
Gül eylen gönül gül eylen
Bu dert aşkın karasıdır
İki dudak arasıdır
Adresi dil yarasıdır
Ellere suç atma gönül
Bu nasıl kaderdi bu nasıl yoldu
Neyim var neyim yok ellerin oldu
Bir günde zavallı kalbim kahroldu
Yüzüme bakıp ta gülen gülene
Yıllardır boşuna hayal kurmuşum
Gönlüm bekledikçe yaramı sarsın
Söyle bana söyle sen nasıl yarsın
Aklına estikçe tutup kırarsın
Sen beni begonya dalımı sandın
Çiçek açar iken renk renk her ilde
Sevdiğim derdini kimseye sakın
Söyleme, feleğe olsan da yakın
Özünle sözünle tavrını takın
Geç olur sonrası yoksa geç olur
Yar seninle ne hayaller kurmuşken
Yine hasret geldi çattı gördün mü
Senelerdir hep yan yana durmuşken
Kader bize çalım attı gördün mü
Sayende yıllardır yaram kanıyor
Demek bu dert beni iyi tanıyor
Maziye baktıkça kalbim yanıyor
Bakmasam önümü göremiyorum
Günüm tükeniyor gelmeden öyle
Öyle bir defter ki gönül defteri
Ne yapsan üstüne şap atılmıyor
Yüreğimin içi gözümün feri
Kapattım demekle kapatılmıyor
Yükleyip dursalar ah ile vah ı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!