Yine efkâr bastı yine gam keder
Dönüp baksam cemaline bin pişman eder
En doğrusu gitmek amma, olmadan heder
Gönül denen şu hergele anlamıyor ki
Olmuyormuş gibi sanki, sade bir neçek
Dünyanın bin türlü hali
Vardır dedim anlamadın
Bir insanın mülkü varı
Yardır dedim anlamadın
Gel desende binkez beri
Ara yerde ara yerde
Gitti ömrüm ara yerde
Hiç uğruna derde düşüp
Bitti ömrüm ara yerde
Zannederken oldum layık
Ona buna sınanmam
Mühim değil kınanmam
Ağzınla kuş tutsan da
Artık sana inanmam
Yağmurundan dolundan
Yok daha inlemek yok inim inim
Ben ki yüreğinim ben ki teninim
Sormana ne luzüm sormana bana
Soluncaya kadar artık Seninim
Mademki okudun sen bu kitabı
Ne selam de, ne soru sor
Ne sen yorul ne beni yor
Kader bize gülse bile
Kavuşmamız artık çok zor
Yol bitince izli mizli
Sitem etme gönül boşuna sitem
Ayrılık dediğin böyle olmalı
Yonca değilim ki kuruyup yitem
Ayrılık dediğin böyle olmalı
Kimi güldürmüş ki yüzündeki ak
Neye yarar özgür olsa ellerim
Nasıl dersin bana ışık yaksana
Sana gelmem seni sarmam imkânsız
Ayaklarım prangalı baksana
Bu dünyanın altı üstü şetrefil
Çaresi olmayan bu dert yüzünden
Dil olsa da yağız, söz etmez ağız
Bari çay demle de içelim son kez
Mademki birazdan ayrılacağız
Ufaktan gülüşlü bir bakış atta
Yeşil veya mavi olsa ne yazar
İkisi de aynı bezin parçası
Birisi yapsa da diğeri bozar
Ne var ne yok aynı bezin parçası
Simgeleri olmuş fes çarşaf yazma




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!