Çocuk havasında seyran ederken
Huyuna suyuna akıp giderken
Bir damla gözyaşı nedir ki derken
Yar sandığım göle çevirdi beni
Al ile mor ile ovada dağda
Zalimin zora ki tadıp balından
Büküle büküle yaşanır mı hiç
Hayatın içinden ömrün dalından
Döküle döküle yaşanır mı hiç
Durumum perişan elim yüzüm kir
Yarın ne olur kim bilir
Ya sabır ustam ya sabır
Belki insanlık dirilir
Ya sabır ustam ya sabır
Var ya sırtında şal, keten
Yar senin niyetin beni
Çıldırtmaksa çıldırayım
Musalla da cenazemi
Kıldırtmaksa kıldırtayım
Kaybederek savaşımı
Bu nasıl bir sevdadır ki
Uçup uçup düşüyorum
Türlü türlü ateşlerde
Yanıp yanıp üşüyorum
Onda fener bende çıra
Bu dünyanın cefasına
Lanet olsun vefasına
Göstermelik sefasına
Göz attıkça yanıyorum
Ölsem mihnet etmem başa
Gönül beşiğimden huzur yitti de
Umut penceremden uçup gitti de
Söyle bana şimdi her şey bitti de
Ateşler içinde yanmak mı kaldı
Her adım başında olsam da radar
Yollara düştükçe ayak izlerim
Yorgunluk zilini çalar dizlerim
Ne kadar dert çeksem demem, gizlerim
Yar duyup halime yanmasın diye
Yoluna giriftar olmuşum durmam
Biri sağdan biri soldan düştü kollarım yere
Bu perişan durumumla nere gideyim nere
Kahrolası kader beni teslim etti kedere
Yüreğimin ortasına ateş düştü yanarım
Hangi figan derde derman çileye gam olur ki
Savunmayı düşünüp sinsi düşüncelere dalmadım
Dünyaları verdiler fakat ruşvettir diye almadım
Alın teri sinmemiş se ki hele, hiç bir kapıyı çalmadım
Meğer suçmuş çalmamak
Meğer suçmuş almamak




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!