Çarptıkça yerden yerlere
Rezil ettin ele beni
Zerrem kalmadı sayende
Vere vere yele beni
Toz toprağa bürünmeğe
Sen kimsesiz ben kimsesiz hayatta
İkimizde sersefiliz bu yatta
Cana sıhhat arasakta her katta
Zor sevgilim zor birtanem zor artık
Sende, bende bir nefeslik esmece
Sen gideli buralardan kızıp ta
Günden güne ölüyorum Sevcan’ım
Olur olmaz mekânlarda sızıp ta
Günden güne soluyorum Sevcan’ım
Elin oğlu ite kurda çakala
Yolların kısası bile
Dağları düşürür dile
Bir eder bilinmez ile
Sevda öyle bir dert ki
İnsanı çıkartır baştan
Ne gündüzdür ne gecedir
Anlamadım bu necedir
Söz de adı sevda imiş
Bu nasıl bir işkencedir
Sevda buysa üstü kalsın
Sen aklıma gelince, sen aklıma bir anda
Şu yüreğim titriyor, nefesim daralıyor
Olacak iş mi sanki, olmadık bir zaman da
Varlığın başka bi dert, yokluğun yaralıyor
Olsam ne yazar cömert
Olsan bile buzhane
Asla demem bu da ne
Yeter ki sen sarıl de
Seve seve sevdiğim
Sen değince can n etmez
İstediğin oldu işte
Sevin be vicdansız sevin
Dert sineye doldu işte
Sevin be vicdansız sevin
Sağım solum olmuş hurda
Ayrılık yüzünden kopmadan bu ip
Yolları kat edip dağları delip
Şöyle usul usul yanıma gelip
Ellerimi tut ta sevindir beni
Hasretin yanında nedir ki tasa
Şekli şemalı filiz, dudağı sözü baldan
Vakti gelmiş nar gibi sanki düşecek daldan
Ay batsa güneş doğar yanağındaki aldan
İşte ben aynen böyle birini seviyorum
Ne falı ne serabı, sırrı vuslattan yana




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!