Ne varlığım ne yokluğum
Ne açlığım ne tokluğum
İçimdeki çocukluğum
Sanki senin umurunda
Yaralansa milliyetim
Bırak deli gönül düşünme artık
Şafaksız gecenin gülümü olur
Yansan ne yazar ki geceler boyu
Bacasız ocağın külümü olur
Her dert ondan geldi her dert başına
Sözümdeki kafiyem
İçimdeki hafiyem
Sen nasıl sevgilisin
Nerde kaldın safiyem
Eller küsüz sanacak
Nedir söyle o endişen
Hep dert midir sana düşen
Gülleriyle şü gülüşen
Bağlar senin değil midir
Goncaları gürden de gür
Güneş kızılını gösteriyordu
Utanırcasına
Akşam karanlığına doğru süzülürken marmaradan
Bense, aynı çınarın altında
Çizikler çiziyordum toprağa
Tüm yollar senindir inişe giden
Günün yokuşundan anlamasın sen
Çoğu zaman benim görünmez yolum
Renksiz gecelerin çocuğuyum ben
Bana yasakların ayazı sökmez
Dağdan taştan ovalardan coşarak
Salında gel mor sümbülüm bu yana
Olmazlardan olmazına koşarak
Salında gel mor sümbülüm bu yana
Kıştan uzak mis kokulu yaz ile
Salını salını geliyor bakın
Durmayın dostlarım mumları yakın
El ele tutuşup çember içinde
Şu orta meydanı ona bırakın
Kendi mendiliyle kendi eliyle
Bu dert beni öldürürse, duyup da
Gelmeyesin mezarıma sakın ha
Bir damla yaş, dostlarıma uyup da
Dökmeyesin mezarıma sakın ha
Yapmacıktan çiçek ya da, gül ile
Sana ait ne varsa hepsini çöpe attım
İnanmazsan bak ta gör, sanma ki tutup sattım
Artık ben bu defteri sonsuza dek kapattım
Unutacağım seni sakın arama beni
Hiç birini kenarda unutmadım bilerek




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!