Neredeyim diye merak edersen?
Yad ellere sürgün, kuşa sor beni.
Niçin sesi çıkmaz, haber yok dersen?
Yol kenarı dargın, taşa sor beni.
Kimse bilmez dıştan, gülüyor sanır,
Ömür geldi geçti, halen peşinden,
Koşuyorum Leyla’m, durmuyorsun sen!
Neler çektim gurbet elin kışından?
Üşüyorum elam, sarmıyorsun sen!
Sayıklar dururum, her an ismini,
Terk edince yurdumu,
Başın göğe erdi mi?
Onulmayan derdimi,
Cerrahtan duy, cerrahtan!
Gözyaşımı çok sildim,
Bir hırka, bir heybe, yayan giderim,
Ben dağı geçerim, yol sizin olsun.
Gönlü aşk bağında, yayar, güderim,
Ben fiği biçerim, gül sizin olsun.
Yerde ise nefis, tacı düşlemez,
Dörtnala koşan bir küheylanın,
Kapıldım rüzgârına,
Yelelerine tutundum,
Bir türlü varamadım,
Masallardaki mutluluk diyarına;
Kandım...
Unuturum diye aklına sorma,
Aktif bir volkanı söndüremezsin.
Boşu boşuna hiç kendini yorma,
O masum gönlünü kandıramazsın.
Leyla gibi gerçek, candan severken,
Unutulmuş bir rüyadan çıkıp geldin,
Bir öksüze can verdi,
Bulutların ardında gizlenen yüzün.
Sevinçli bir çocuğa dönüştü hüzün.
Şimdi dörtnala koşan küheylanın
Yelesindeki rüzgârdır zaman.
Bir fanusta hareketsiz kalmak gibi bir şey,
dört duvar arasında yaşa(ma) mak.
Ben yağmur sonrası toprak kokusuna,
öğle sonrası çınar uykusuna,
kuş cıvıltısına, su şırıltısına alışkınım.
Biraz ihlas yahu, gözlerde nem az,
Riyakâr tavırla, kılarsan namaz,
Yediğin naneyi, örtüp kapamaz;
Seccadeyi yere, serme boşuna!
Beyt-ül maldan çalıp, çırpıp, soyarsan,
Yavaşça yanlara, iner kollarım,
Sarmaya kıyamam, tozpembe gülüm.
Dikenin batar da kanar ellerim,
Dermeye kıyamam, tozpembe gülüm.
Hülyamı, rüyamı, süsleyen nigar,




-
Meryem Çelik
Tüm YorumlarGÜZEL DERİN BİR ANLATIMINIZ VAR..GÖRMEYEN GÖZLERİNİZ AMA YÜREĞİNİZİN GÖRDÜĞÜNÜ MISRALARA DÖKEBİLİYORSUNUZ TEBRİKLER..