Ben sözümü tuttum,
Unutamadım seni.
Bunca az hatırlanan insan arasında,
Öyle bir sen tasarlamış ki zihnim,
Sen bile tanıyamazsın,
Yarım yamalak hayalini.
Kiraz bassa yeniden dalları,
Biz Allah'ın garip kulları.
Dolaşsak yarpuzlar içinde.
Çalsak ömrümüze kınaları.
Yeniden aşsak sarp kayaları.
Yeniden denk gelsek bir ovada.
Bakışların bıçaklar mı beni?
Yeniden sohbete dalsak hülyada.
Sözlerin ağırlar mı derdimi?
Ey! ağırlığı bünyemi sarsan sevda.
Ne bende eski delilik kaldı,
Ne sende eski güzellik.
Varsın mazide kalsın tadı,
Azad et, bırak artık yakamı.
Kandım, toy bir delikanlıydım.
Yadırgadı beni gerçeklik algısı,
Kurduğum yerde her şey çok güzel.
Kışları olmaz bende diz sızısı,
Tanıyan hemen beş dakikada sever.
&
Ama ötesi yok.
Bir kahvehane köşesinde
Demli çay iki de şeker
Kimseyi istemez yanında yöresinde
Biraz kıyılmış tütün birde sarma keder
Çay karıştırıldıkça şeker dağılır
O gece bir üniversite kütüphanesinde,
Başta yalnızdım ve hava soğuktu.
Parmak uçlarımın sıcağı sigaramdan,
Gözlerimdeki öfke, haberinden oldu.
Ben senin için, yanımda eski bir dostumla;
On beş kişinin arasında,
Bir tütün yaktım seyreyledim maziyi
Beyazdı, ben boyadım karaya alnımdaki yazıyı
Kimseye kusur bulmam, öyle iş yok
Bulamadım sonunu yine de kazdım bu kazıyı
Fazla derinlere indik, heves uçtu buralardan
Bir yıldız daha kaydı bu gün karşı dağdan
Cenaze oldu adı, ismini sormayın
Bize emanetti büyük amcamdan
Rahata ermiştir, bu kadar ağlamayın
Bu kayan yıldız ışıttı mahalleyi
Hüseyin emminin kerpiç evi,
Sofrasındaki çökeleği,
Duvarda asılı çiftesi,
Bu gün bize emanet.
Toprağın altında yatan,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!