Kaldık durduk, bir karanlık altında.
Senin karanlığın ki gördüm, bahtından.
Kıyamadığın o ince çocuklara,
Neler aşıladılar, ah bir bilsen.
Kimsecikler dünleri konuşmadan,
Aldanma sakın ha bu manzaraya
Yıkılalı çok oldu bu şehir
Şimdi içimdeki viraneler korkutur seni
Bilmiyorsan, bilme ne istediğim aklımdan değil
Yazsam da yazı, değiştirmiyor bu yazı
Babaya hasımlık olur mu?
Yapma Alp Han.
Baba evlatsız durur mu?
Etme Alp Han.
&
Liseden dostum, işime gelince abi.
Tütün çekti canım, oysaki yeni sönmüştü.
Huyumu bilirsin, herkesten de iyi bilirsin.
Durmak bilmeyen bir beyinle bile,
An oluyor seni anlatmaya kelmimem yetmiyor.
Çok sızlandım sensizlikle bilirsin.
Öyle alışmışım ki sensiz olmaya,
Yanmıyor diye tasalandığın,
O sokak lambasını,
Çok ışıtıyor diye,
Bir gece anlık sinirle,
En parlak anında patlattım.
&
Arap, Kürt, Alevi, Türk...
Farklı milletler farklı milliyet.
Tabelalarına yazarken başka dil,
Hala bizim misin Antep?
&
Sözde sığınmacılar kuyumcu açmış,
Bir iz göster kendinden,
Ben yedim kendi kendimi.
Olmayacağını biliyorum bir şeylerin kendinden,
Karşılıksız koyma sevgimi.
Bir yol göster en iyisinden,
Hala aram iyi çayla.
Ama sigarayı pek çekemiyor ciğerlerim.
Bir dostum var, haberi yoktur şimdi.
Fazlasıyla yaraladı beni sözleri.
Cehennemleri dünyadır.
Kınamayın hassas kalplileri.
Yıllar oldu sen bu diyardan göçeli
Ufaktım hatırlamıyorum muhabbetini
Sazında inleyen sırma teliyle
"Deli Bekir eşeğine çüş dedi duydunuz mu?" Dedi Gurbeti
Boyun kısaymış, asaletin uzun
Kalemin asileşti son günlerde
Aklım hala o günlerde
İz arama izler derinlerde
Nereye koydun beni deli sevdam
Deliliğim sevdamdan bunu bilesin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!