O vakur duruşuna,
Kurban etsin İbrahim dilediğini.
Görünce kalbimin her çarpışına,
Kan versin damarlarım, Al Bayrağım.
Rüzgarda başka, dinmiş havada başka...
Damarlarım sertleşmiş, ihanetlere
Dudaklarım gülümsemiş, kehanetlere
Değneğim kırılmış, köpeklere
Neyse ki ayaklar sağlam basıyor.
&
Ötelerde bir masa,
Gözümü açtım bir köy evinde.
Soba isli ev neşeliydi.
Kulağım ismimi duydu,
Bir ikindi vaktinde.
Anne şerefli, baba onurluydu.
&
Gurbet el yine yeniden
Nedir Muhayyel gurbetin çektiği senden?
Dumanım her yerde tüter aniden
Gurbete dostluk pek yaman imiş!
Gurbetin çilesi yavan ekmek imiş!
&
Her şeyi bildiğini söyleme
Her şeyi kimse bilemez
Hasım çanağından kepçe esirgeme
Aç doyurulur, dost düşman ayırt edilmez
Her gördüğünü söyleme
Muhayyel sabahın dördü
Sen uyanıksın kuşlar uyuyor
Şimdilerde devran tersine döndü
Yasaları haksızlar koyuyor
Haksız olmak, haklılıktan iyidir
Seyrelttim şu sıralar sigaramı,
Dağladım geçmişten kalma yaramı,
İzi duruyor elleme oramı,
Susmak çaresize çare imiş.
&
Yarınım dünüm belirsiz,
Haz vermiyor güzelliğiniz
Yüreğinizle dimdik gelin
Heyecan vermiyor kibriniz
Zekanızla bilgi verin
Güzel nedir iyi bilirim
Yorgunluktan yığılıvermiş bedenim.
Kapamış başka sevgilere taş olmuş yürek.
Halimi hiç düşünme sen hakkındır.
Ama arada gülümse gökyüzüne.
Haberi bana gelir merak etme.
Hala her şeyin farkındayım.
Çok su kaldırdı bu Kızılırmak
Ağa da yoktu, yaptırsın bir köprü
Karşı dağın eteğinden uzarmış yol
Şimdilerde yokluktan Kızılırmak değil Dicle ünlü
Konup göçmüşler belli bizimkilerin izleri




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!