Davalık oldum hayatla, artık önemsemiyorum
Attığım zar neden hep kendi kaderime,
Düşünmeden edemiyorum.
Yenilgi yenilgi bir ben var kederde
Hesabı ödemekten değil de,
Neyse, boş ver işte.
Kaç sayfa karalanıp atıldı bu kalem bu ellerdeyken,
Kaç anı aranıp açıldı bu zahir ömrümdeyken.
Acıyı bal eyleyen nice düşler kuruldu ben elemdеyken,
Kimi sağ, kimi yaralı çıktı bu zahir aşkın eylemlerinden.
Çatlamış dudaklarıma damlayan gözyaşın,
Ezber bozan bakışlara maruz kaldım,
Belleğimde durur hep o kare.
Tebessümün çok şey anlattı,
Çivilendim kaldım, kıpırdayamadım bile.
Gözlerin kader defterimde, bir sayfa daha atlattı,
Teni beyazım, gönlü siyahım,
Fikri esmer, sözü dolanbaçlı olanım.
Eflatuna çalar saat başı seni hatırlayışlarım.
Çıkarlarından çıkıp çıkmaz sokaklarda aradığım.
Rengi gri olan her şeyden caydım.
Akşamı edeli olmuş kaç saat farkında değilim
Kış günü camı aralamış, bir küllük izmarit biriktirmişim
Elime aldığım kalemi parmağımı acısa da
Yazmaya devam etmişim
Kaç kez zil çalmış, kaç telefonu açmamışım
Eşi dostu merakta bırakmış
Ah benim fikri telaşlım,
Nedir benden beklediğin.
Sitemkâr olan bendim aslında
Geceler boyu bekleyen, biçare, gelemediğin.
Söyle bana gelmez mi yar dediğin
Buz kırağı düşmüş gönlüme, seher vakti düşledikçe seni
Isıtır eritir, bir tebessüm çözer her kör düğümü
Seferi umutlara yakın eyler her meramımı
Özümü, sözümü tefe koyar yazdırır kadere önsözünü
İnsan kendi gölgesini vurabilir mi
Yokluğun yorgunluğumda gizli.
Her adım attığımda diğer ayağımsa gitmiyor ileri.
Tebessümün mimiklerimden alacaklı sanki
Yastığımda kalmış son üç beş saç teli
Gururu kara sandıklara kaldırdım.
Kaç engebe, kaç eşitken atladık,
Kaderin çetrefilli oyunlarından çıktık,
Ne nefsimize ne ellere takılmadık,
Yolumuzdan şaşmadık da neden yolun sonunda,
Birbirimizi allahaısmarladık.
Afitap tebessümüne hasret bıraktın
Ne hüküm biçersin
Sadık’ı yar sandığım şimdilerde
Kime “seni seviyorum” dersin
Kestane balı dilinin şifasına kanıp




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!