Kaçarak kurtulamazsın
Çünkü gittiğin yere kendini de götüreceksin
Derdi elemi koymasan da bavulava
Ah be sevdiğim, gönlünde sanki beni misafir etmeyecek misin
Çok denedim ben de
Kaç cephedeyim, yoruldum artık.
Dize çökmeye, üzülmeye vakitten var mı artık?
Gülen gözler ardında saklı bahçem,
Kadere elpençe durdum; yok artık eski neşem.
Gençlik denen rüzgâr esti geçti.
Nara atar gözyaşlarımın izleri,
Dudaklarıma tuzdan önce acı gelir.
Tadı kaçmasa yalana oruçlu gözlerimin,
İzi sürülür müydü yoksa
Elmacıklarımda hüznün, kederin?
Yalnız; artık konuşma vakti.
Gelen zamana değil, giden ömre bir borç sanki.
Umut zenginliğinden mutluluk fukaralığına giden,
Geleni az, gideni çok olan belki
Nice hatalar vardır gençliğine verir insan.
İkinci baharı gözler de kışı atlatamaz.
Sen benim yazım oldun, ilkbaharın hatrı kalmaz.
İçimde kopan fırtınalardan güneş bir türlü aralanmaz.
Nasılını boşver, dipsiz kuyulardan çıktım ben
Dünle bugünün kavgasında yarınımızı kaybettin sen
Gecenin bile inzivaya çekildiği saatlerde
Gözlerim tavanda
Düşler tiyatrosunda kaç perde eskittim ben
Yanında neden elim ayağım birbirine dolanıyor
Bilmem...
Aşk desen fütürsuzca sevda oklarımı deldi yüreğimi
Heves desen, yoktur benliğimde
Dar gelir yüreğime o his
Gözün gözüme değsin diye gün değil
Yanında neden heyecandan
Elim ayağım birbirine dolanıyor bilmem.
Aşk desen,
Fütursuzca sevda okları mı deldi yüreğimi?
Heves desen?
Yoktur benliğimde dar gelir yüreğime o his.
İmtina ediyorum
Hayallerimin arasında seni düşlerken
Öyle ya ilham perisi yoldaşım oluyor
Kıskanıyor hatta
İçimde ki huzur secdeye kapanıyor
Duaya yeltenirken
Çıktığımız kuyulara bakmayasınız,
Başınız döner de hiçbir aşka tutunmayıp
Tepe taklak yuvarlanırsınız.
Merhametimin terazisinin bir kefesine konsa sabır taşı,
Bir kefesine dert tasa.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!