Kabuk tutmamış yaralar diyarı yüreğim,
Dikenli yolları karanlık mahzenlere çıkan.
Yıllanmış aşkın şarabından içip de
Hangisi sarhoş olmayan?
Kâhir mektubu yazılıp pullanmayan…
Girdabına çekerken yelkeni açıktı yüreğimin
Derindi lakin farkında değildi,
Mesafelere bir bakış kadar uzaktı
Ama bakışları kadar kalbi bende değildi
Kadere küfretmek içten değildi,
Aşk güneşi tepeden vurduysa
Ayaklarmızın altı ayrılık
Olsun; yokmuydu bizde fedakarlık
Mecnun mu nazar etti Ferhat mı bilmem
Kahkahamız bol kafamız leylaydı
Gülüşün hep bi şirin..
Karınca yürüse omuzlarımda devrilirim
Yüreğimin yükünü bir nefeslik nereye indirebilirim
Sus pıus duramam
Düşüncelerden başım döner de
Doğru sözü seçip konuşamam
Sisli bir tünel ve karanlıktan geçtim,
Ayaklarımın altı can kırıntıları,
Yaşayan ölüler bıraktım artım sıra ve baktım yarınlara
Baharı aradım hayat boyu,
Elvedayı eksik koydum, giderken yarınlara
Çaresizliğimin çıkmaz sokağı gibisin,
Ne tarafa dönsem duvarların.
Sanki her kadehin dibisin,
Canımdaki son kıymık acısı sensin.
Etimle kemiğimin menzilindeki sancı;
İhtiras denen lodosta kaç gemi batırdım.
Sükûnet limanına kaç can taşıdım.
Kimse sormadı dümende kim vardı.
Kimse demedi: Bu havada bunca can taşınır mıydı?
Girdabına çeken düşler benden yana mıydı?
Çaresizliğimin çıkmaz sokağı gibisin
Ne tarafa dönsem duvarların
Sanki her kadehin dibisin
Canımdaki son kıymık acısı sensin
Etimle kemiğimin menzilindeki sancı
Dillere düşeceğiz seninle,
İlle de bizi konuşacaklar bir ümitle “olur” diye.
Toy âşıklar aşkımızı görüp imrenecekler,
Vesile olacağız platonik yalnızlara.
Sevda son kez mor siyah bulutlara fısıldayacak,
Kılavuzu gam, pusulası vuslat olan bir sevdaydı bizimkisi.
Olgun yaşımda bir lise aşkı heyecanıydı.
Gece vakti pencerenin ışığı yanıyor mu diye
Kapının önüne gelip,
Küs olup uyuyamadığımdan
Paket paket sigara bitirdiğim günlerdi hani.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!