Gelincik tarlasından geçtim,
O yüzden geciktim
Sana gelirken.
Kırmızılara sürdüm yüreğimi,
İspatlarım istersen,
Her yanım çocuğa kesildi çünkü
Gelincik tarlasından geçtim,
O yüzden geciktim
Sana gelirken.
Kırmızılara sürdüm yüreğimi,
İspatlarım istersen,
Her yanım çocuğa kesildi çünkü
Şimdi kış mı geldi?
Sahi geldi mi?
Ne ara geldi?
Şu kapıda ki Aralık'tan Kasım'a dönemez miyim ki?
Ya da bahara mı kaçsam?
Kimse görmeden, gizlice,
Demedi deme, kış bile bırakır gider sevmeyen yüreği,
Gel,
Bari şu kış bitmeden sarılalım...
Üşümesin yüreklerimiz güzel kız!
Demedi deme,
Kış bile güler haline sonra
Kışım olmaz benim,
Ben o karlara saplarım bedenimi,
Yağarım en sarp dağların yamacına,
Çığ olur düşerim.
Yine de adına kış demem.
Kardelenlere tutunur yüreğim,
Demem o ki kıskanıyorsun,
İçin içini yiyor biliyorum.
Diyorsun ki doğru olabilir mi?
Kalbi başka biri için çarpabilir mi?
Kandırılıyor muyum?
O halde çarpsın o kalp,
Kapı çaldı alacaklı gibi,
Açtım baktım kış gelmiş...
"Yine mi?" dedim,
Korktum,
"Şimdi nereden çıktı bu diye?"
Sorup durdum kendi kendime içimden...
Çıkarıma uydu,
Kitabına uyduramadım.
Seni sevmeyi.
Sahi nasıldı
Bu işin kitabı?
Kitabını yazanlara sormalı.
Patates kızartmasının buğusunda kurduğum
Analı babalı
Çocukluk düşlerimi özledim.
Kurdelalı saçlarla okula gittiğim
Yokuşlar tırmanıp, inmediğim günlerimi
Arıyorum yalansız.
Ben Eylül sevmem,
Yaprak dökümünü hele hiç sevmem,
Yok onun ne hüzünden, ne aşktan anladığı,
Varsa yoksa salça, salamura, kurutmalık.
Kandırıyorlar sizi bu şairler....
Benden söylemesi,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!