Yaktım bir kandil,
çıra
pervane oldum sonra.
Üfledim arkasına isine şaştım sonra.
Kıldan inceydi kılıçtan keskin bütün edalı yalvarışlar
Bir bakışa,
"Sevgililer ölmez." demişlerdi bana,
Demek kandırmışlar...
Sevgi diyince bi kanıyor insan...
Aldanıyor,
Aldanmanın dibini sıyırıyor...
İşte öyle; açıklaması yok...
Sessizce Kaş yolunda ilerliyoruz
İnce boğaza doğru?
Bilmiyorum deniz nerede,
Ben neredeyim?
Kıyısından geçtiğimiz duyguların esiri,
İçinde yüzdüklerimizin yılgınıyız...
Aşk
Kokuyor her yer buram buram.
Şu kış ayazına inat
Çiçek açıyor toprağıma düşen tohumlar.
Büyüyor içimde küçük bir fidecik.
Aşk her yerde,
Aldığım soluğu geri veresim,
İsyanımı yollara saçasım var.
Kara bulutlar tepemde,
Ne yağmur yağar, ne güneş açar.
Sek içiyorum yüreğimi
Göğsümün kara kutusu açılsa,
Sözler saçılsa,
Anılar öpse alnımdan.
Sevsem yeniden,
Gelin etse beni,
Allı pullu,
Ben bir karanfil ustasıyım,
Kırmızıya boyarım yapraklarımı,
Kendi yüreğimle örselerim özenle.
Seviyorum,
Yekpare olamıyorum,
Karanfil gibi biraz dağınık,
Bayım ışıklar bir bir sönüyor
Geceye bırakıyor bakan gözlerim kendini.
Dersimi erkenden bitirmiştim oysa,
Ödevlerimi yapmıştım çoktan.
Kaybedenler kulübünde yerim
Önceden ayrılmış meğer.
Dışarıda yine yağmur başladı,
Kararsız bir yağmur.
Oyuncağı elinden alınmış çocuk gibi öfkeli bulutlar,
Bir bağırıyor,
Bir ağlıyor,
Bir duruyor sanki barışmış gibi.
Ne ben sesi oldum kuşun,
Ne de kuş kanatlarını bana taktı.
Hareliydi gözleri,
Uçmamıştı henüz hiç bir dala.
Ne ben kokusu oldum bir çiçeğin,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!