Baksana sonbahar yapraklarına
İnsanlar gibi,
Kimi erkenden sararıp düşüyor dalından,
Kimi kızarıyor durduğu yerde öfkesi, kini,acısı içine birikiyor,
Kimi de inadına yeşil, inadına vazgeçmiyor dalından.
Yaşıyor bir şekilde.
İnsanlıktan ölmedik çok şükür
Belki bir elimiz yağda öbürüsü balda olmadı,
Ufak tefek eksiklerimiz de oldu.
Yine de insanlıktan ölmedikte insaniyetsizlikten ölürüz...
İnsan yanlarımızı birkaç kez yoklayalım günde
Sabah, öğle, akşam... İkindi, gece...
Hey deniz!
Hey su ve tuzdan ibaret olgu.
Hey hayata anlam ve tat katan,
Söyle dalgasız yaşanır mı?
Sende su var,
Tuzda var,
Yanlış söylemeyeyim
Seninle bir sokak yürümüşlüğümüz var
Lakin bir sokak daha yürüyebiliriz
Bu köşe hangi köşe?
Yanlışın olmuş senin
Uzun yıllardır saklıyorum kalbimde nazarını,
Bir nazar ki
başkasına bakmak haram olmuş sanki.
Mühür gibi bir nazar yani
Öyle etkili
Öyle isabetli
Adını Irazca koymuşlar,
Yeminisinin iplerini birbirine bağlamışlar,
Salmışlar sokağa,
"Yürü" demişler...
Irazca yürüse suç,
Yiğit muhtaç bir lokma ekmeğe
Ekmeğini kazanacak işe
İşin gerektirdiği gayrete ve umuda
Umudu soldurdular be gülüm
Yoruldu emekçiler
Karınca gibi azimle çalışan
Aşmalı, taşmalı
Belki bulut,
Samimi bir tebessümle olur sabır.
Damla damla yağmakla olur,
Yağmur olmakla da olabilir,
Yağmurun yağdığı kurak toprak olmakla da.
Ah kelam, yazı, şiir edebi istirahatgahım,
Evim,
Sığınağım...
Mine Yılmaz Sevinç
21 Mayıs 2025
Ne güzel bir duygudur sen değilde
Senin yüreğini bilen sevenlerinin
İnsanların senin adına
Canını yakanlara söylenmesi...
Sahiplenmesi...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!