Resimlerde ki hiç kimseye yazdığım mektuplar,
Sevgili hiç kimsem diye başlayan,
Ama anlattığım şeylere bakınca mektupta
Sanki herşeyimmişsin gibicesine yazdığım.
Gidemediğim,
Kalamadığım.
Horoz çiçekleri ekeceğim,
Şapşik şapşik baksınlar bana,
"Bunun bu Dünya'da ne işi var?" der gibi...
Sonra hep horoz çiçekleri ekeceğim
Sen geçeceksin bu sokaktan birden,
derken seninde horoz çiçeklerin olacak,
Dostun sokağına düşsün yolum,
Şu akşam vakti.
Hoşbeş ederiz belki,
İki muhabbetin belini kırarız arada,
Eskiler der ya hani,
"Kasavetimiz dağılsın" diye.
Bugün güzel geçecek,
Bugünü sen süsledin.
Geldin sabah sabah,
Gülümsedin,
Günaydın dedin ya
Gönlüme...
Zembereği boşalmış gibi geldi Eylül,
Yalvardıysakta "Sen bari dur,
Bi bekle,
Bi yavaş,
Bi müsade" diye nafile...
Geldi oturdu
Şu hoyrat rüzgarla anlaşsam,
Süpürür mü ki benim de gönlümü?
Süpürür mü yılların içimde biriktirdiği
onca yorgunluğu?
Sessiz sedasız.
Süpürür mü mesela bir anne şefkatinin özlemini,
Kim daha güzel vuruldu
Kör kurşunlarla?
Kim acıya kadeh kaldırdı
Mehtabın denizdeki kırbacının izlerine bakarak?
Hüdhüd su bulamaz,
Sebâ uzak.
Hüzün kuşları uçuyor tepemde,
Her birini yakalıyorum,
Okşuyorum bir saat,
Salıveriyorum gökyüzüne,
Bir nefes alıyorum sonra,
Nefes almak öyle kolay değil...
İnce bir hüzün yağıyor,
Sızıyor gönlümün çeperine.
Susuyor kimsesizliğim,
Susuyor söylenmemiş ninnilerim,
Susuyor türkümün sazının teli.
Bazen susuyor işte,
Mecmuanın birinde kişilik testinden tam puan alıp,
Onun zevzekliğiyle ortada dolanasım var.
Sorgusuzca tramvaya binip
Bütün şehri tekrar tekrar turlayıp,
O kadar insanın arasında kendimi bulasım var.
Parfümler sürünüp kendimsiz olasım var.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!